Alp

"Son yok edilecek düşman, ölümdür." Aklına korkunç bir düşünce geldi ve içinde bir tür panik dalgası yükseldi. "Bu bir Ölüm Yiyen fikri değil mi? Burada ne işi var?" "Ölümü, Ölüm Yiyen'lerin kastettiği anlamda yenilgiye uğratmayı kastetmiyor ki Harry." dedi Hermione, tatlı bir sesle. "Şeyi kastediyor... yani... ölümün ötesinde yaşamayı. Ölümden sonra yaşamayı."
Sayfa 304·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Annelerle babalar," dedi Harry, "çocuklarını bırakmamalılar -zorunda olmadıkları sürece."
Sayfa 201·Kitabı okudu
"Bir - bir şeyi açıklığa kavuşturmak için soruyorum sadece," dedi. "Tonks'u annesiyle babasının evinde bırakıp bizimle gelmek mi istiyorsun?" "Orada tamamen güvende olacak, ona göz kulak olurlar," dedi Lupin. Kayıtsızlığın eşiğinde bir katiyetle konuşuyordu. "Harry, James de seninle kalmamı isterdi eminim." "Eh," dedi Harry ağır ağır, "ben değilim. Aslına bakarsan, eminim ki babam senin neden kendi çocuğunla kalmadığını bilmek isterdi.
Sayfa 199·Kitabı okudu
"Ateş etmeyin benim, Remus!" "Of,Tanrı'ya şükür," dedi Hermione cılız bir sesle, onun yerine asasını Mrs Black'e çevirdi: bir gümlemeyle perdeler yine hızla kapandı ve bir kez daha ortalık sessizleşti. Ron da asasını indirmişti ama Harry indirmemişti. "Kendini göster!" diye bağırdı. Lupin lambanın ışığına adım attı, elleri hala teslim olduğunu gösterir gibi havadaydı. "Ben kurtadam John Remus Lupin'im, bazen Aylak olarak bilinirim, Çapulcu haritasının dört yaratıcısından biriyim, genellikle Tonks olarak bilinen Nymphadora ile evliyim ve sana Patronus büyüsü yapmayı ben öğretmiştim, Harry; Patronus'un çatalboynuzlu bir geyik biçimini alıyor."
Sayfa 191·Kitabı okudu
"Sevgili Patiayak Teşekkürler, teşekkürler, Harry'nin doğum günü armağanı için çok teşekkürler! Kesinlikle en sevdiği armağan oldu. Bir yaşında ve şimdiden oyuncak bir süpürge ile hızla geziniyor, kendinden öyle hoşnut bir hali var ki, sen de göresin diye zarfın içine bir resim koydum. Gerçi yerden ancak yarım metre yükselebiliyor ama kediyi öldürmesine ramak kaldı ve Petunia'nın bana Noel'de gönderdiği korkunç bir vazoyu da parçaladı (hiç şikayetim yok). Tabii James bunu çok komik buldu, büyük bir Quidditch oyuncusu olacağını söylüyor, ancak bütün süsleri toplayıp kaldırmak zorunda kaldık, harekete geçince de gözümüzü ondan ayırmamaya özen gösteriyoruz. Çok sakin bir doğum günü çayı içtik, sadece biz ve Harry'e bayılan ihtiyar Bathilda. Senin gelmediğine öyle üzüldük ki, ama yoldaşlık her şeyden önce gelmeli ve zaten Harry de doğum günü olduğunu bilecek kadar büyük değil henüz! James burada kapalı kalmaktan biraz gerilmeye başladı, belli etmemeye çalışıyor ama ben anlıyorum - üstelik Görünmezlik Pelerini de hala Dumbledore'da, yani küçük gezintilere çıkma şansı yok hiç. Eğer ziyarete gelebilirsen, bu onun moralini öyle yükseltir ki. Geçen hafta sonu Kuyruk buradaydı, bana biraz canı sıkılmış gibi geldi, ama herhalde McKinnon'ların haberindendir; duyunca bütün akşam ağladım. Bathilda hemen hemen her gün uğruyor, büyüleyici bir ihtiyarcık, Dumbledore hakkında en şaşırtıcı hikayeleri anlatıyor bilse memnun kalacağını sanmam! Aslında ne kadarına inanacağımı bilemiyorum, çünkü insana inanılmaz geliyor Dumbledore'un..."
Sayfa 170·Kitabı okudu