Yazar entelektüel birikimini son derece iyi kullanmış. İlk eseri olmasına rağmen oldukça güzel bir yazı çıkarmış.
Kitabın adına bakarak klasik bir din veya fraksiyonel yazım ortaya çıkacağını düşünmek yersiz...
Oldukça tarafsız bir yazım ve tarihsel olgu ve olaylarla da desteklenmiş bir emeğin ürünü.
Okurken zaman zaman sözlüğe de ihtiyaç duyuluyor. Çok rastlamadığımız felsefi ve sosyolojik bazı terimler yerli yerinde kullanılmış.
Önsöz fazla uzatılmış görünüyor. Sonrasında bitmesine üzüldüğüm nadide eserlerden biri oldu.
Şunu rahatça ifade edebilirim: " Şimdiye kadar okuduğum en dolu düşünce ve fikir kitabı..."
Takiyüddin ve Sokollu Paşanın güzel anısına hürmetle... Hafiye romanında çıtayı oldukça yüksekte tutan bir eser... Nasıl başladı nasıl bitti... Osmanlı İstanbul'unu da bir zaman yaşamış olduk.
Genç yaşında eğitimci olmuş, kalemi ve dili güçlü bir yazar. Lakin hitap ettiği kesimin etkisiyle şia-mezhep çemberinden çıkamamış entelektüel birikimi heba olmuş, kabına sığmayan aksiyoner.
Grotesk konferanslarda kendini ifadeye ram olmuş koca sosyolog... Anlaşılma kaygısını her daim taşıyarak anlaşılmadan hayattan koparılmış bir filozof...
Özellikle Anne Baba Biz Suçluyuz bölümü harika anlatılmış. Çeviri de oldukça güçlü.
Kitabı okurken gülmekten okuyamıyorum. Evdekiler, parkta veya kafede görenler deli diyecek. Hayır Selahattin abiyi de tanıyorum oldukça ciddi.
Kısaca Seyko'nun müzmin karizması sessizce delik deşik edilmiş.