Cansude

Cansude
@KatvonD
Yolcu

Cansude

, bir kitap okudu
Puan vermedi·304 syf.·
27 günde okudu
·
2021 25. kitabı
İbrahim Kalın
8.9/10 · 849 okunma
Reklam
Haz tüketimine dayalı bir kültür, sanat ve medeniyet dünyası bizi erdeme, özgürlüğe ve mutluluğa değil, ahlaki çöküntüye, bağımlılığa, kaosa ve mutsuzluğa götürür. Oysa medenileşme, özünde "beşeriyet"ten "insaniyet"e geçiş sürecini ifade etmelidir.
Akif'in medeniyet söylemi üzerinden yürütülen sömürgecilik politikalarına karşı feryadının en gür ve güçlü ifadesini, İstiklal Marşı'nın şu kıtasında buluruz: Garb'ın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar "Medeniyet"! dediğin tek dişi kalmış canavar? Akif'in bu haykırışı, külli bir medeniyet karşıtlığı olarak görülmemelidir. Akif, Avrupa emperyalizmini, modern medeniyetin sunduğu imkanlardan kesin olarak ayırmakta ve gelecek nesillere yeni dünyanın ekonomik, teknolojik, eğitimsel vd. araçlarını etkin bir şekilde kullanmaları çağrısında bulunmaktadır.
Bir toplumu medeni yahut barbar yapan, sadece yahut öncelikle sahibi olduğu maddi imkanlar yahut teknolojik araçlar değil, varlığı ve hayatı anlamlandırmak için ortaya koyduğu tasavvur, tutum ve davranışlardır. Basit ve temel araçlara sahip bir toplum medeni olabileceği gibi, ileri teknolojik sistemlere sahip toplumlar da barbar olabilir. Medeniyet, madde ve kemmiyetten ziyade mana ve keyfiyet üzerine kurulu bir düzeni ifade eder.
Konuştuğumuz, muhatap aldığımız, sevdiğimiz yahut öfke duyduğunuz insan, fiziksel özelliklerin ötesinde bir varlıktır. Bu açıdan baktığımızda varlığın bir bütün olarak idrak edilmesi, tek tek varlıkların toplamından daha fazla bir hakikat ile temas etmek demektir. Yer, gök, gece, gündüz, mevsimler, insanlar, tarih ve toplum varlığın farklı tezahürleri olarak kendilerine bize takdim ederler. Bu "takdim"e verdiğimiz cevaplar ve tepkiler, varlıkla olan ilişkimizi belirler.
Reklam