Bir insanın yaşadığını nasıl anlarsınız? Nefes almasından mı, gözlerinin açık olmasından mı, konuşabiliyor veya duyabiliyor olmasından mı? Nabzı atan her canlı sizce hayatta mıdır? “Ayakta kalan ölüler” tabirini duydunuz mu hiç? Peki, büyük bir acının öldüremediği canlıyı ayakta tutabilen tek duygu nedir, biliyor musunuz? Bir ölü eğer ayakta kalmayı seçiyorsa, soluduğu şey oksijen değil, intikamdır. Aşk, sevgi, öfke, neşe, acı, hüzün; bunların her biri bir gün mutlaka biter, ama intikam alma arzusu asla bitmez. Bu yolculukta insan, kendisini gerçeklikten soyutlayarak tek bir olay döngüsünün içerisinde buluverir. Madde ve mana ile bağı olmaksızın, sadece tek bir hedefe kilitlenip yaptığı her şeyi bu hedefe ulaşma ilkesi çerçevesinde gerçekleştirir. Bu, bir insanın gelebileceği en tehlikeli hâldir.
Adalet ile sorunu olan bir adam süleyman mührünü bulur, önce cinlere sonra doğaya ve hayvanlara hükmederek tüm dünyayı armageddon (kıyamet) savaşına sürükler