Milyarlarca karakteri ve milyarlarca hikâyesi olan bir roman düşünün. İçerisinde her şey olan, her şey. Böyle bir romanı sadece yaratıcı yazabilirdi ve yazdı da; adı dünya. Bunca şeye rağmen Âdem, bunca acıya rağmen yine olsa yine yerdin o elmayı. Yememek hiçbir zaman seçenek olmadı, artık biliyorum. Üzülme Âdem, tüm hikâyeyi başlatan o ısırık kaçınılmazdı. İyiliği ve güzelliği anlatması için birinin düşmesi gerekiyordu, sen düştün. Artık anlıyorum…
Mavilere ithafen…
Milyarlarca karakteri ve milyarlarca hikâyesi olan bir roman düşünün. İçerisinde her şey olan, her şey. Böyle bir romanı sadece yaratıcı yazabilirdi ve yazdı da; adı dünya. Bunca şeye rağmen Âdem, bunca acıya rağmen yine olsa yine yerdin o elmayı. Yememek hiçbir zaman seçenek olmadı, artık biliyorum. Üzülme Âdem, tüm hikâyeyi başlatan o ısırık kaçınılmazdı. İyiliği ve güzelliği anlatması için birinin düşmesi gerekiyordu, sen düştün. Artık anlıyorum…
Mavilere ithafen…
Milyarlarca karakteri ve milyarlarca hikâyesi olan bir roman düşünün. İçerisinde her şey olan, her şey. Böyle bir romanı sadece yaratıcı yazabilirdi ve yazdı da; adı dünya. Bunca şeye rağmen Âdem, bunca acıya rağmen yine olsa yine yerdin o elmayı. Yememek hiçbir zaman seçenek olmadı, artık biliyorum. Üzülme Âdem, tüm hikâyeyi başlatan o ısırık kaçınılmazdı. İyiliği ve güzelliği anlatması için birinin düşmesi gerekiyordu, sen düştün. Artık anlıyorum…
Mavilere ithafen…
Kitaba ilk ön yargı ile yaklaşmış olup arka kapak yazısı etkilediği için bir şans vermeye karar verip daha ilk sayfasını okuduktan sonra kendimi sayfaları heyecanla çevirirken buldum. Oldum olası fantastik kitapları çok sevmişimdir ancak bu kitap şu zamana kadar okuduğum tüm fantastik kitapların konusundan çok daha farklı ve kendine özgü. Okurken yazarın hayal gücüne hayran kaldım. Her sayfasında ayrı bir heyecan, ayrı bir aksiyon var. Mutlaka şans verilmesi gereken bir kitap olduğuna inanıyorum.
Konusuna gelecek olursak; Kaya normal bir yaşam süren evli bir adamdır. Bir gün karısı görmemesi gereken bir olayı görüyor ve adamlar tarafından öldürülüyor. Bu olayı öğrenen Kaya’nın ise tek istediği Adalet! Fakat istediği adaleti sağlamadıklarını gören Kaya kendi adaletini kendi aramaya karar veriyor ve intikam almak için adamların peşine düşüyor ve başını belaya sokuyor. Peşine düştüğü adamlar öldüresiye dövdükten sonra Kaya’yı kuyuya atıyorlar. Kuyuda ölümü beklerken şans yüzüne gülüyor ve Hz. Süleyman’ın mührünü buluyor. Ve o andan itibaren cinlere hükmedip adaleti kendisinin sağlayacağını düşünen bir adamın dünya düzenini alt üst edip dünyayı nasıl cehenneme çevirdiğini okuyoruz.
Açıkçası kitap insana hayatı sorgulatıyor. Kaya’nın adalet isteyenler için yaptıklarını okudukça günümüz olaylarını düşünmeden edemedim kadın cinayetleri olsun, çocuk cinayetleri olsun, hayvanların öldürülmesi olsun keşke gerçekte de böyle birisi olsa da bu şekilde adaleti sağlayabilse demediğim bir an olmadı. Tabi sonucunda kitapta yaşananlar gibi bir durum söz konusu olur ise ne olurdu da demedim değil.
Kısacası ben kitaba bayıldım, yazarı tebrik ederim başarıları daim olsun.