Yaratıcının bize annelik hissini neden verdiğini hiç düşündünüz mü?
En vahşi, en yırtıcı bizdik aslında. Onların umursamaz ve bencil derilerine pençelerimizi geçirmememiz için, yaradılışta merhamet duygusuyla kodlama sanatı olsa gerek.
Bizler, karnında bir hayatı büyütüp doğurandık. Tırnaklarımızı rengârenk ojelerle boyadığımız ve dünyayı süslediğimiz için mi ciddiye almadınız bizi?
Asla büyümeyen, bencil, umursuz, duygusuz ve masumiyetten habersiz ruhlarınızı çığlıklarla dolduracağım.
Kendinizi sert mi zannediyorsunuz? Rengârenk tırnaklarımızla, renklerimizi görmeyen gözlerinizi yuvasından çıkaracağız.
Size söylemiştim; bardağı taşıran son damlaya odaklanıyorsunuz hep. Ama o bardağın nasıl dolduğuydu asıl mesele. Yoksa siz de durmanız gereken yeri görmek için, taşmamızı bekleyenlerden misiniz?
Hatırla Adem; cennetten kovulduğunda bile tek bırakmamıştı seni… Tüm dünyayı doğurup büyüten Havvalara ithafen.