Mükemmel bir insan, her zaman sakin ve huzurlu bir aklı barındırmalı ve asla bu sükuneti bozacak bir tutku ya da geçici isteğe izin vermemelidir. Bilginin peşinde olmanın bu kuralın dışında olduğunu düşünmüyorum. Kendinizi adadığınız çalışmanın sevginizi zayıflatmaya ya da başka alaşımların karışamadığı şu basit zevklerinizi yok etmeye eğilimi varsa, o çalışma kesinlikle kural dışıdır, yani, insan aklına uygun değildir. Bu kural, her zaman gözetilseydi; hiçbir insanoğlu, herhangi bir amacın, iç sevgisinin sükunetine müdahale et etmesine izin vermeseydi, Yunanistan köleleşmezdi, Sezar ülkesini paylaşırdı, Amerika yavaş yavaş keşfedilir ve Meksik ile Peru İmparatorlukları yok edilmezdi.
Benim halimden ders çıkar, benim yönergelerimden değilse de, en azından benim örneğimden; bilgi edinmenin ne kadar tehlikeli olduğunu ve büyüdüğü şehrin dünya olduğuna inanan adamın, kendi doğasının izin verdiğinden daha büyük bir şey olmaya göz dikenden daha mutlu olduğunu öğren.