Yine böyle bir günde, biraz daha önce, biraz daha sonra, bir şeylerin yolunda gitmediğini, açık konuşacak olursak, yaşamayı bilmediğini, hiç bilmeyeceğini şaşırmadan keşfediyorsun.
Çocuklar yaşlanmanın mucizevi biçimde kendilerine asla uğramayacak tiksindirici bir felaket olduğunu düşünürler. Otuz yaşını dolduran herkesin neşesiz acayip yaratıklar olduğunu, önemsiz şeyler hakkında sürekli yaygara kopardıklarını ve yaşamak için hiçbir sebepleri kalmadığını düşünürler.
Kitap satın almanın ve hatta okumanın ortalama bir insanın ulaşamayacağı pahalı bir hobi olduğu fikri öylesine yaygın ki, enine boyuna incelenmeyi hak ediyor.