Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Burda her şey lafa dayanıyor. Çünkü başka hiçbir şey yok. Bu insanlar kendi felaketlerinden, mutsuzluklarından bile bir eğlence çıkarıyorlar; kendileriyle bir güzel alay ediyorlar. Bu bir saklı intikam mı, nedir?
Burdan sana ilk yazdığım mektupta ne denli umutluydum. Ellerimi toprağa daldırıp kasabayı sallayacak, silkeleyecek, ölü toprağının altından kaldıracaktım. Evet, ellerimi toprağın karnına soktum, kollarım kayaların altına girdi. Ellerimi çıkardım ki, parmaklarım yok. El ayalarımın parmak yerlerinden sızım sızım kan sızıyor. Bi daha, bi daha… Dağların altına sokacağım ellerimi. Biliyorum, bu kez ellerim bileklerimden kopacak. Böyle böyle, parça parça döküleceğim burda. Böyle böyle biteceğim.
Ulan bu hükümetin kendisi atarken bile bile yutuyoruz da, aramızdan çıktı diye bir Zübükzade’nin atması mı bize ağır geliyor? Politika ne demek? Biri bin göstermek demek. İcabında pireyi deve, deveyi pire yapmak demek.