Bir maymunu kandırmak zordur. Bunun bir sebebi de dikkat dağıtan sözlerin yokluğudur. Sözel iletişime öyle çok önem veririz ki bedenlerimizin bizim hakkımızda ne söylediğini takip etmeyiz.
Kenara çekilmeyi tercih eden kadınların aksine erkekler bu entelektüel itiş kakışa öyle bir kendini kaptırır ki bazen kıpkırmızı veya bembeyaz kesilirler. Şempanzelerin hücum gösterileriyle -tüyleri dimdik, yüksek ses çıkaran her şeye vurarak, yollarına çıkan küçük ağaçları sökerek- yaptıkları şeyi insan erkeği daha uygar bir şekilde, başkasının savlarını lime lime ederek ya da daha ilkel bir biçimde, ağızlarını açmalarına izin vermeyerek yapar.
Ahlaki karar alma mekanizması, büyümüş neokorteksimizde yüzeysel bir olgu olmak şöyle dursun, görünüşe göre milyonlarca yıllık sosyal evrime dayanıyor.
İnanın bana, araştırmalarda birbirlerini katlettikleri ortaya çıksa şimdiye herkes bonoboları ezberlemişti. Asıl sorun barışçıllıkları. Önce bonoboyu tanısaydık, şempanzeyi daha sonra, hatta hiç tanımasaydık ne olurdu hayal etmeye çalışıyorum bazen. İnsan evrimi hakkındaki tartışma belki bu kadar şiddet, savaş, erkek egemenliği üzerinden değil; cinsellik, empati, özen ve ortaklık üzerinden yürürdü. Ne farklı bir entelektüel coğrafyaya sahip olurduk kim bilir!