Açlık ruhları yutmuştur, insana benzer yanı olmayan yaratıklar haline getirmiştir. Bu yaratıklar yaşamazlar, inanılmaz bir yoksulluk içinde çürür giderler… Çevrelerinde, resmî makamlar kargalar gibi bekçilik eder, acaba bir lokma fazla mı yedi diye… Fazla bir lokma gördüler mi hemen kaparlar elinden, üstelik bir de dayak atarlar…
Görüyor musun insanları nasıl birbirlerine karşı kışkırtmışlar, budalalık ve korku sayesinde onları kör etmişler, ellerini, ayaklarını bağlamışlar. Onlara zulmediyorlar, ter döktürüyorlar, eziyorlar, birine öbürünün eliyle vurduruyorlar. Onları tüfek, cop, kaldırım taşı haline getiriyorlar, sonra da: ‘Bu, devlettir!’ diyorlar…