Bir taşın kovuğunda binlerce yıl bekleyip de çürümemiş bir tohum, elverir şartlar bulur bulmaz nasıl yeşerir ve yeryüzüne yeşil mutluluğunu nasıl uzatırsa, insanlığın geçmişinde, tarihte gizli tohum halindeki düşünceler, ülküler, kuvvetler de, bu nevi ateşten bekleyiş saatlerinde, yeni bir ilhamın ışığında, gün ışığına çıkmağa ve hakikat sistemi olarak göğermeğe başlarlar.
Başlangıcından bugüne ve bugünden, tayin edilen ömrünün sonuna kadar, insanlık, sürekli olarak kendi iç dünyasında ve dışında, hakikat savaşını yaşadı, yaşıyor ve yaşayacak.
Batıya özenip ve batılaşış gibi görünen şey, aslında Batının silahıyla donanmak, Batı gücüne kavuşmak, sonra da Batının etkisinden kurtulmak arzusunun görüşünüşlerinden başka bir şey değildir