Dolayısıyla toplumu umursamayan bir psikopat azınlığın yükselişine mi tanıklık ediyoruz? Sosyal normları ya çok az tanıyan ya da hiç tanımayan, diğerlerinin duygularına saygı duymayan ve davranışlarının sonuçlarını düşünmeyen yeni bir insan türü mü yaygınlaşıyor?
Kitap okumak, beyinlerimizin kadim korteks yatağına yeni nöral yollar kazıyor. Dünyayı görüş şeklimizi değiştiriyor. Nicholas Carr'ın son dönemdeki "Okurların Hayalleri" adlı denemesinde dile getirdiği gibi, "başkalarının iç yaşamlarına daha duyarlı yapıyor.
Isırmadan vampir oluyoruz. Bir başka deyişle, daha empatik. Kitapların yaptığı şeyi internetin sunduğu sanal dünya yapamıyor.
Konuştuğum bir psikopat bunu şöyle açıkladı: "Renk körleri bile trafik ışığında ne zaman duracaklarını bilirler. Gizli sığlıklarım var benim. Bilsen aklın şaşar."
Ya da Homer Simpson'ın daha önceki sözünde dediği gibi: umursamamak ve anlamamak apayrı şeylerdir.