Canlı, araştıran ve asla memnun olmayan bir zeka, kimi kez hayatın sınırlarının dışına çıkmaya kalkışır ve yanıt bulamayınca melankoliye dalar. Bu, hayatın gizemlerini sorgulayan ruhun bunalımıdır.
Aşkın tıpkı sıcak bir öğlen güneşi gibi aşıkların üzerinde duracağını, kımıldamayıp soluk almayacağını sanmıştım. Fakat o da durmak bilmiyormuş, yaşam gibi hareket eder dururmuş.
Diyorum ki giderek ona daha cok bağlanınca onu görmek lüks değil bir zorunluluk olunca, aşkı içimin derinliklerine inince ne olacak ? O zaman bundan nasıl kurtulacağım ?