Alıntılarım okuduğum kitaplarda altını çizdiğim yerlerdir. Geri dönüp sonrasında tekrar bakabileyim diye. Kişilik ve duygu durumu analizlerinizi kendinize saklayın lütfen ;)
Duymuyor musun ruhun burada nasıl bir sözcük oyununa dönüştüğünü? Ruh, sözcüklerin uğursuz bulaşık suyunu kusmakta. Ve üstelik bu bulaşık suyundan da gazete yapıyorlar.
Neden geçmek istedin bu çamurun içinden? Ayaklarına acısına ! En iyisi kentin kapısına tükür ve geri dön! Burası, tek başına yaşayanların düşüncelerinin cehennemidir. Burada büyük düşünceler canlı canlı haşlanır ve küçük parçalar halinde pişirilir!
Bütün o is ve yosun tutmuş, uyuşuk, tükenmiş, kuruntularla kendini yiyip bitirmiş ruhlar! Nasıl başarabilir onların hasetleri benim mutluluğuma dayanmayı? Bu yüzden onlara yalnızca doruklarımdaki buzu ve kışı gösteriyorum; ama dağımın hâlâ güneşin tüm kuşaklarını kuşandığını değil!
Düzmece Tanrılara tapmaktansa, soğuktan çenelerin bir daha titremesine razı olmak; yaradılışım böyle istiyor. Ve özellikle de bütün o insanın içini boğan, buharlar saçan, gözü dönmüş düzmece ateş putlarına öfkeleniyorum.