Annesi kapının önünde her ilmeğinde sabır çektiği çoraplarını örerken sessiz sessiz ağlıyordu. Nihan girdi kapıdan. " Ne yapıyorsun anne yalnız mısın?" dedi. " Napıyım yavrum? Herkes kaçıyor ağlayan gözlerden." dedi. İçi burkuldu Nihan'ın. Belki de tüm bunlar gerçekti...
Kadere kafa tutmuşum ben. Mutlu olmamızı hiçbir şey hiç kimse engelleyemeyecekti ya. Ne büyük laflar etmişim. Oysa unutmuştum yıllar önce, mutluluktan vazgeçtiğimi ve mutluluğu küstürüp kendime düşman ettiğimi. Güvenimi kaybetmişim mutluluğa ve o da verdi cevabını. Güven yoksa vefa da gösterilmiyormuş oysa...
Ablası elleri koynunda ağlarken şöyle diyordu. Nihal, hayatta en çok ne zormuş biliyor musun?
Gözyaşları içinde baktı ve "bilmiyorum" dedi. Devam etti ablası. Kendinin teselliye ihtiyacın
varken başkasını teselli etmek zorunda olmakmış dedi
Gitme diyordu ardından. Ambulansı durdurdu onunla yolculuk etmek istiyordu. O ona ait değil miydi? Yanından ayrılmasına bile tahammül edemezken şimdi elleriyle toprağa mı verecekti?