Yalnızlığın bana yakıştığını söylüyorlar. İyi duruyormuş üzerimde; renkleri sade ve uyumluymuş. Dikimi kusursuzmuş. Bu mahir terzinin adını öğrenmek istiyorlar. Söyler miyim hiç!
Sevgili Dost,
Sınır, önümüze bir bahçe duvarı olarak çıkabileceği gibi, dikenli tel, çit, çizgi ve taş olarak da çıkabilir. Sınırı geçme hakkı, sınırı çizenindir ve o dilediği müstesna, bahçesine kimseyi yaklaştırmama hakkını elinde tutar. Sınırın geçilmemesi için dikenli teller yetmeyebilir, adım atar atmaz bir bacağınızı almaya hazır bir mayın, toprağın altında sizi bekleyebilir.
Sevgili Dost,
Şimdi kibritini çak ve bana insanların birbirlerinin acılarından nasıl zevk alabildiklerini anlat. Diyelim bunu anlatamadın, o zaman yanı başlarında kendilerine ihtiyaç duyan birine karşı gösterdikleri kayıtsızlığı açıkla. Bunu da mı açıklayamadın o halde Goethe'nin, Genç Werther'in Acıları'nda sorduğu şu soruyu cevapla:
"Nasıl oluyor da insanı mutlu eden bir şey, aynı zamanda onun felaketinin de kaynağı oluyor!"