İçimden: "Sen,köylü adam değilsin...Ben,seni her zaman bir yerlerde gördüm...Camide ellerini kürsüye vura vura vaaz ederken mi? Kasaba belediyeleri önünde propaganda nutukları verirken mi? Pazar meydanlarında değneğini kaka kaka oradan oraya dolaşarak alım satım yaparken mi? Senin bir şeyler olduğunu biliyorum.Fakat ne?" demek geliyor ,ama demiyorum,diyemem.
İlkokul yıllarım,beni fazla değiştirmeden geçip gitti.Güven ve doğruluğun bize zarar getirebileceği deneyimini edindim yalnızca,birkaç ilgisiz öğretmenden en gerekli şeyin yalan söylemek ve dürüst davranmamak olduğunu öğrendim;bunu öğrendikten sonra işler yolunda gitmeye başladı.Böylece de ilk çiçeğimi soldurdum yavaş yavaş,yaşamın o yanlış nakaratını"gerçekliğin" ve yetişkinlerin kanunları önünde boyun eğmeyi 'böyle gelmiş,böyle giden"dünyaya uyum sağlamayı öğrendim yavaşça,farkına varmadan.