Gülhanım Laçin

Gülhanım Laçin
@Kediparatoneri
248 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
(...) göçebe ortaklaşacı bir hayattan gelenlerin, ezi­len ve dinsel asimilasyona uğrayanların inancı olarak belirginle­şen Alevilik, soy davası güden aristokrat bakışından farkla, insanlar arasında soylu ve soylu olmayan ayrımı yapmaz. Yapamaz, çünkü kendisi, soyluluk övüncü geliştirebilecek top­lum biçimleri ve maddi koşulların dışında oluşmuştur.
Gülhanım Laçin
Esasen onun soyluluk övüncüne bulaştırılması, inanç önderleri üzerinden Alevi toplumunu kontrol altına almak amacıyla egemenlerce üretilip, secere dağıtımıyla kurumlaştırdıkları dışsal bir eklemedir. Bu yolla dedelik kurumuna sosyal bir etkinlik arttırma faktörü eklenmiştir. Bu ekleme, otoritelerini arttırdığı için dedelerce kabul görmüş olmakla birlikte, maddi bir gerçeklik taşımamaktadır. s.11
Kırmızı şapkalı kız masalında erkekler, saldır­gan ve kandırıcı birer hayvan olarak gösterilmişler­dir. Cinsel ilişki de, yamyamlıkla eş tutulmuştur. Çünkü bu masala göre, bir cinsel ilişkide erkek, ka­dını yutmaktadır. Bu görüş aslında, erkeklere ve cin­selliğe karşı duyulan derin bir nefretin ifadesidir. Bu nefret, masalın sonunda daha da belirginleşir. Çünkü burada, kadınların doğurganlık yeteneği işlenmektedir. Bu yetenekten dolayı, kadınlar erkeklerden üs­tündürler. Karnındaki taşlarla kadınların hamileliklerini sembolize etmek isteyen kurt ise, gülünç duruma düşer. Çünkü kırmızı şapkalı kız, kurdun karnına kı­sırlığın sembolü olan taşları yerleştirmiştir. Kurt bir kere zıpladıktan sonra, yere yuvarlanır ve ölür. Böy­lelikle işlediği suça uygun bir cezayı çeken kurt, kı­sırlığın sembolü olan taşlar tarafından öldürülmüş­tür.
Sayfa 253·Kitabı okudu
ErkoLC isimli okura yanıt verildi
Gülhanım Laçin
Merhaba,felsefeye Nietzsche yle baslamamalisiniz.Bahsettiği konuları kavrayabilmek için kendinden önceki filozofların fikirleri hakkında biraz fikir sahibi olunması gerekiyor çünkü genel olarak kendinden öncekilerin eleştirisini yapan bir filozof.Zerdüştü anladıysaniz putların alacakaranlığı,deccal (öncesinde İncil'i bilmelisiniz) şen bilim şeklinde gidebilirsiniz,anlamadıysanız Böyle buyurdu Zerdüşt için yazılan kitapları okuyabilirsiniz.
Kırmızı şapkalı kız masalında erkekler, saldır­gan ve kandırıcı birer hayvan olarak gösterilmişler­dir. Cinsel ilişki de, yamyamlıkla eş tutulmuştur. Çünkü bu masala göre, bir cinsel ilişkide erkek, ka­dını yutmaktadır. Bu görüş aslında, erkeklere ve cin­selliğe karşı duyulan derin bir nefretin ifadesidir. Bu nefret, masalın sonunda daha da belirginleşir. Çünkü burada, kadınların doğurganlık yeteneği işlenmektedir. Bu yetenekten dolayı, kadınlar erkeklerden üs­tündürler. Karnındaki taşlarla kadınların hamileliklerini sembolize etmek isteyen kurt ise, gülünç duruma düşer. Çünkü kırmızı şapkalı kız, kurdun karnına kı­sırlığın sembolü olan taşları yerleştirmiştir. Kurt bir kere zıpladıktan sonra, yere yuvarlanır ve ölür. Böy­lelikle işlediği suça uygun bir cezayı çeken kurt, kı­sırlığın sembolü olan taşlar tarafından öldürülmüş­tür.
Sayfa 253·Kitabı okudu
Gülhanım Laçin
Başlıca figürleri üç farklı kuşağın kadınları nine, anne ve küçük kız olan '"Kırmızı Şapkalı Kız", kadın ile erkek arasındaki çatışmanın sergilendiği bir masaldır. Erkek tiplemesi olarak hiçbir ağırlığı ol­mayan bir baba biçimiyle anlatılan avcı, masalda önemli bir yer tutmaz. Erkeklerden nefret eden ka­dınların zaferiyle biten bu masal, mücadeleden erkeklerin galibiyeti ile ayrıldığı Odipus mitosunun da karşıtıdır.S.254
Freud, kadınlarda, doğal bir "penisi kıskanma"duygusunun varlığından söz et­mektedir. Ama bence bu tür bir kıskançlıktan, yani erkeklerin toplumda egemen bir duruma gelmelerin­den daha da önce, erkeklerde belirgin bir "doğurganlık kıskançlığı" hüküm sürmekteydi. Çünkü bu tür bir kıskançlığa, günümüzde bile bazı durumlarda rastlanmaktadır.
Psikoloji
Gülhanım Laçin
Erkek annesini yenebilmek için, yaratabil­me gücüne sahip olduğunu göstermek zorundadlr. Bedeni ile böyle bir yaratma gücüne sahip olmadığı için de, başka bir yönteme başvurması gerekmekte­dir. Çözüm yolu ise ortadadır. Erkek; ağzı, sözü ve düşüncesi ile üretken olacaktır.s.247