Keifendi

Hep destek verilen çocukların durumu Yaşam uslubu değişmeli
bunun üzerine kendini ickiye vermis adam ve birkaç ay sonra islah olmaz bir ayyas kesilip cikmisti. Sonunda da bir kli-nige yatip iki yil tedaviden gegmesi gerekmisti. Adam tedavinin yararini gormusse de, uzun surmemisti bu; çünkü gereken ön hazirliktan yoksun durumda yine eskisi gibi insan-larin arasina saliverilmisti. Dogru dürüst bir is edinememis, hayli tannmis bir aileden gelmesine karsin bir yerde yardim-a isçi olarak salismaya koyulmus, sok gegmeden sanrilar görmeye baslamist. Hani öyleydi ki, sanki ansizin önünde bir adam beliriyor, onunla dalga geçiyor, o da çalisamaz duruma geliyordu. Çalismasin ilkin alkolikligi engellemis, sonra da halusinasyonlar (sanri) canina okumustu. Buradan görüyoruz ki, ickici birini ickiden vazgegirmek dogru bir tedavi yöntemi degildir; yapilmasi gereken, onun yagam üslubunu belirleyerek burada bir düzeltmeye gitmektir. Tarafimizdan sürdürülen inceleme, çocuklugunda ada-min simartilarak çevresinden hep yardim aranir biri durumuna sokuldugunu göstermisti. Kisaca, yalniz bagina bir is tutacak gibi hazirlanmis degildi. Böyle bir davranisin sonus-lari da ortadaydi simídi. Buradan anhyoruz ki, çocuklarmizi bagimsiz yetistirmek, dolayisiyla onlari yagam üsluplarinda-ki hatalari görecek sekilde egitmek zorundayiz. Adam bir iste caligabilecek gibi egitilseydi, erkek ya da kiz kardeslerinin önünde utanmasi için neden kalmazd1.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Aşağılık duygusu ve sevgi. İki kadın bir kadından azdır
Hastami ugrastiran üçüncü sorun -ki insanlardan çogu-nun pek iyi hazirlanmadigi bir sorundu bu da- sevgi soru-nuydu. Kadinlara kargi kararsiz bir tutum içindeydi. Bir ka-dini sevmeyi ve onunla evlenmeyi istemiyor degildi, gelgele-lim o güçlü asagilik duygusu nedeniyle bu gibi planlara el atmaktan ödü kopuyor, dilediklerini gerçeklestirecek gücü kendisinde bir türlü bulamiyordu, bu bakimdan bütün dav-ranis ve tutumu su sözlerle özetlenebilirdi: "Evet... Ama!" Bir bakiyorsun bu kiza, bir bakiyorsun bir baska kiza kaptiriyor-du gönlünü. Zaten nevrotik insanlarda sik kargilagilan bir durumdur bu, çünkü bir bakima "iki kiz bir kizdan daha az-dir." Poligamiye egilimin nedeni de bazen yine böyle bir du-rumdur.
Sayfa 103·Kitabı okudu
Aşağılık ve Üstünlük Kompleksi
Söyledigimiz gibi, her insanda bir aşağılık duygusu vardir. Ne var ki, ilgili duygu tek basina bir hastalik olmayip bireyin saglikli normal çabalari ve gelişimi için bir uyarici rolünü oynar. Agagilik duygusu, ancak bir yetersizlik duygusunun insani egemenliği altina alması ve onu iyi isler yapmaya tesvik etmek söyle dursun, depresif ve gelisim gücünden yoksun duruma sokmasi durumunda patolojik nitelik kazanir. O zaman üstünlük kompleksi , asagilik kompleksine yakalanmis kişinin güçlüklerden yakayı siyirabilmesi için izledigi yollardan biridir. Böyle bir kisi, gerçek duruma aykirilikla üstün oldugunu kurar kafasinda; kendi kendini yaniltarak ele geçirdigi bu sözde başarıyla, katlanamadigi bir durumun, yani baskalarindan aşağılının acisini çikarmaya çalışır.. Normal bir insanda üstünlük kompleksine rastlanmaz, bir üstünlük duygusunu bile hissetmez böyle bir kimse. Onun elde etmek için çaba harcadığı bir üstünlük varsa, bizim hepimizin başarıya ulasmak için ruhumuzda yasattigimiz hirstan başka bir sey degildir, bu. Böyle bir üstünlük çabasi da çalışıp is görme eyleminde kendini açığa vurduğu süre, ruhsal hastalıkların kaynaklandigi yanlis degerlendirmelere asla yol açmaz.
Ceza uyarı değil kişiliğin temel yapısına yaklaşım!
Anne ve babalar kendi deneyimlerinin seauglarindan habersizdir ya da bunu çocuga itirafa yanasmazlar, dolayisiyla çocuk kendi temel dogrultusunu izlemekten baska çikar yol bulamaz. Ha-zir bu konuya gelmisken; sunu da söyleyelim ki, cezalar, uyarmalar ve ögütlerle bir sey elde edilemeyecegi ne kadar belirtilse azdir. Gerek çocuk, gerek eriskin hangi noktada bir degisikligi bagarmak gerektigini bilmedikten sonra, bütün bunlarin hiçbiri para etmez. Çocuk isin igyüzünü kavramadi ml, eskisinden de sinsi ve ödlek biri olup gikar. Kendisi için saptadigt idealde, cezalar ve paylamalarla bir degisikligin gerçeklesmesi basanilamaz; beri yandan, salt yagamsal deneyimlerle de böyle bir degisikligin üstesinden gelinemez, çünkü söz konusu deneyimler ilgili kiginin algi semasiyla uyum iginde bulunur. Ancak kisiligin temel yapisina, bir yaklagun sagladigimiz zaman, istenen degisikligi gerçeklestirebiliriz.
Suçluların üstünlük kompleksi. Korkaklık
Ne var ki, gözleri kendi kisisel çikarlarindan baska bir geyi algilamayan insanlar, dogru ve yanls arasinda bagkalari kadar iyi bir ay-rim yapamazlar. Hatta kendilerini disaridan izleyenler onla-rin tüm duygu ve davranislarini kolaycacik okuyabilecegin-den, bu konudaki yeteneksizliklerini baskalarinin önünde açikça sergileyip dururlar. Suçlarn nasil islendigine bakalm örnegin. Bir suglunun zekâ düzeyini, kavrama yetenegini ve kendisini suçu islemeye iten nedenleri gözden geçirirsek, suçlarina genellikle hem iyi düsünülüp planlanmig, hem de kahramanlik tasan eylemler gibi baktiklarini saptariz. Suçlu, ilgili eylemlerin kendisine belli ölçüde bir üstünlük sagladigi kanisindadir. Yani polisten daha açikgöz sayar kendisini. Kendi digindaki insanlara madik atabilecegini düsünür. Dolayisiyla kendi gözünde bir kahramandir, eylemlerinin kahramanlikla hiçbir alip ve-recegi bulunmadiginin, yigitligin çok, hem de pek çok uca-ginda bir nitelik tasidiginin ayrimina varamaz. Toplumsallik duygusundan yoksunlugu, dolayisiyla eylemlerinin yaça-min olumsuz tarafina dogru yönelmesi bir cesaret eksikligin-den, bir korkaklktan kaynaklanir ki, kendisi bunun bilincinde degildir kuskusuz. Nesnelerin olumsuz taraflarina egilim gösteren insanlar çokluk karanhktan ve yalnizhktan çekinir,
Sayfa 47·Kitabı okudu