Agagidaki olay, oglanin nasil bütün ilgi ve dikkati kendi üzerine çekmek istedigini açikça gosterir bize. Günierden bir gün bir konsere alinip götürülür; anne ve baba konserde ça-lar, sarki söylerler. Bir sarkinin tam orta yerinde oglan bagi-nr."Hey, baba!', derken salonda gezinmeye koyulur. Ashn-da bu, önceden kestirilmeyecek bir sey degildir; ne var ki, anne ve baba, ogullarinin neden böyle davrandigini bir türlü ç1-karamaz. Normal bir davranis sergilememesine karsin, ogul-lanina bayagi normal bir çocuk gözüyle bakarlar.
Belli bir ölçüde oglan normaldir kuskusuz; çünkü zekice bir yaçam plani izler. Planiyla yeter ki bagdassin, yaptigi her seyi dogru görür. Ilgili plani bir kez saptadik mi, bundan kaynaklanacak eylemleri de önceden kestirebiliriz, oglanin geri zekâl sayilamayacagi sonucuna variriz; çünkü geri ze-kâh kimse, asla, zekice bir yasam plani izleyemez.
Ne zaman eve misafir gelip annesi esi dostuyla biraz hos vakit geçireyim dese, oglan misafirleri oturduklari sandalyelerden itip uzaklastirmis, tam o sirada bir baskasinin gelip oturdugu bir sandalyeye ille ben oturacagim diye tutturmus-tu. Bu davranisi da, bizim gördugümüz kadar yasam amaci ve idealine uygun düsmekteydi. Oglanin amac üstün olmak ve baskalarini tahakküm altinda tutmak, ayrica anne ve ba-basinin kendisiyle sürekli ilgilenmesini saglamakti.
Buradan gikardigimiz sonuca göre bir kez simartilmaya alismisti ve yeniden simartilsa, boyuna kavga gürültü çikar-maktan vazgeçecekti. Daha bagka bir deyisle, kendisi için avantajli bir pozisyonu elden gikarmis bir çocuktu.
Peki, avantajli pozisyonunu nasil kaybetmisti? Yanit: Kendinden küçük bir kiz ya da bir oglan kardese kavusmustu.
Dolayisiyla ansizin yeni bir durumla yüz yüze gelen, kendisini tahtindan alasagi edilmis hisseden, kaybettigine inandi-gi o