Sorunu tümüyle gözden geçirdik mi, çocuklardaki egitim kusurunu ortadan kaldiracak tek kurumun okul sayllacagim ister istemez söylememiz gerekiyor. Her zaman kötü yolda kullanl-masa, böyle bir görevin üstesinden gelebilirdi okul. Gelgelelim. sindiye kadar öyle olmustur ki, kim okulu eline gegirmisse, ondan kendini begenmis ve açgözlü planlanmi gerçeklestirmede bir araç gibi yararlanmistir. Hep böyle giderse, bunun insan igin hiç de yararh sonuçlar dogurmayacag agktir. Son zamanlarda baz kimseler okulda eski otoritenin yeniden kurulmasi geregini savunmaya baslamistir. Ancak, böylesi kimselere, sözünü ettikleri otoritenin eskiden okullarda ne gibi olumlu sonuçlar verdigini sormak gerekmektedir. Her zaman insanin basina büyük dertler açtigini, durumun daha elverisli sayilacagi aile içinde bile herkesin kendisine baskaldirmasindan baska sonuç saglamadigini gördügümüz otorite nasil okullarda yararh rol oynayabilir? Hele degerini kendiliginden kabul ettiremeyip, insanlara zorla benimsetilen bir otorite bunu nasil basarabilir? Diyelim ki, okulda bir otorite vardir; ancak, bunun düpedüz benimsendigi seyrek kargr-lagilan bir durumdur. Üstelik, okula giden çocuklar, ögretmenin bir devlet memuru sayilacaginin agk secik bilincindedir. Zorla kendisine kabul ettirilecek bir otoritenin çocugun ruhsal gelisimi bakmindan zararh sonuçlara yol agmamasi olanaksizdir. Otorite duygusu, zorlama temeli üzerine dayanamaz; tersine, toplum-salhk duygusundan kaynaklanmasi gerekir.
Okul, ruhsal gelisiminin izledigi yolda her çocugun kapisin-dan içeri ayak atacag bir istasyondur; dolayisiyla, olumlu bir ruhsal gelisimin gereklerine yanit vermek zorundadir. Bu yüz-den, ancak ruhsal gelisimin gerektirdigi kosullarla uyum içinde bulunacak bir okula iyi niteligini yakistirabilir, böyle bir okul için