Bir kimsede dikkatin uyanmasini saglayan en önemli etken, saglam bir temele dayanacak ilgi dir. Ilginin yeri, dikkate göre ruhun çok daha derin bir katmanidir. Nerede ilgi varsa, dikkat de dogal olarak orada var demektir, egitimden yararlanilarak uyandi-nlmasina gerek kalmaz. Dikkat, ilgi duyulan bir nesnenin belirli bir amaçla ele geçirilmesini saglayan bir araçtir. Insanin gelisimi hic hatasiz gerçeklesmediginden, dikkatin de hatali yollar izledigi görülür, sürekli. Bir insanin hatal tutumundan, dogal olarak ilgisi de olumsuz yönde etkilenir ve yasama hazirhk bakimindan bir önemi içermeyen nesnelere yönelebilir. Ornegin ilgisi asin derecede kendi sahsina, özellikle elinde bulundurdugu güç ve otoriteye yönelik bir insan, nerede güçlülük gkanyla bagdasir bir durum varsa, nerede ele geçirilecek bir seyler bulunuyor ya da iktidar ve gücü tehlikeye düsüyorsa, orada dikkat yetisini çalistiracaktir.
Güçlülüge karst ilgisinin yerini bir baska ilgi almadig süre, göste-receõi dikkat bir türlü frenlenemeyecektir. Ozellikle çocuklarda açkça gözlemleriz bu durumu; sayginhk elde etmek sözkonusu olunca hemen dikkatleri çahsir; ama ortada kendilerine yarar sag-layacak bir durumun bulunmadigi duygusuna kapildilar mi, çarçabuk sönüp gider dikkatleri. Bu konuda alabildigine degisik ve ilginç durumlarla karsilagabiliriz.
Dikkatin yetersizligi, gerçekte insann dikkat göstermesinin beklendigi bir konu ya da nesneden uzak kalmak istemesinden baska bir anlam tasimaz. Dikkatin bir nesneden çekilip alnmas, kisaca onun bir baska nesne üzerine yöneltilmesiyle saglanr. Do-layisiyla, bir kimsenin dikkatini belirli bir sey üzerinde yogunlast-ramadigini söylemek dogru degildir. Bir seye geregi gibi dikkatini veremeyen bir kimsenin, bir baska nesne sözkonusu olunca ayni isin pekâlâ üstesinden