Yazarın ilk kitabına göre gerçekten daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Özellikle dili çok daha titiz ve ciddi kullanmış. Önceki gibi yine akıcı bir eserle karşılaşmak her ne kadar beni mutlu etse de okudukça yaralarımı hatırlattığı için üzüldüm. Beyhan Budak, geçmişimizden gelen yüklerimizden nasıl kurtulacağımıza dair bir rehber hazırlamış. Bunu yaparken de bilimsel bir dil kullanmak yerine her kesimin anlayabileceği bir seviye de kalarak kendi kendine iyileşmeni de amaçlamış. Geçmişin yüklerinden kurtulmayı beş bölümde açıklamış: ailenin bıraktığı derin izler, aile dışı etkenler, sık karşılaşılan sorunlu ilişkiler, zihinsel virüsler, geçmişin hasarlarını onarmak. Özellikle son bölümü okurken birçok acı olayı hatırladım ve nefesim sıkışır gibi oldu. Gerçekte yüreğim o kadar bunaldı ki kitaba mola vermek zorunda kaldım. Tabi ki okuyucuyla ilgili kişisel bir durum fakat problemlerimi çözemeyip sadece görmezden geldiğimi fark etmem üzücüydü. Kitapta birçok sendromdan bahsediliyor ve size de uyan birkaçıyla karşılaşacağınıza eminim. Benim için Imposter sendromundan (içinde bulundukları başarı halinin tamamen tesadüfler neticesinde ortaya çıktığı ve bir daha istense aynısını yapamayacakları) haberdar olmam kişisel farkındalığımı arttırdı.