ben esfel-i sâfilîne iman ederim
ama beraber söveriz işçinin terini sırtında kurutana
boya sandığına sarılan çocuğun babasına beraber söveriz
televizyondaki kravatlı adamların ahkâmlarına
spor programlarında servis edilen kadın dekoltesine
keskin olmayan her şeye; vakko eşarba ve Gucci gözlüğe
bilmem kaç yıldızlı otellerdeki sünnet düğünlerine
ihalelere, hortumlara, balyozlara
gazete köşelerindeki bitirim ihtiyarlara
bütün kapalı kapıların ardına beraber söveriz
Mümin de boşlukla iç içe olabilir.Tek bir an inanmış olmak her sorunu çözmez, her kapıyı açmaz. “İnandım ve konu kapandı” şeklinde yürümüyor işler. Yürüse iyiydi ama yürümüyor.Tanrı vekalet kabul etmez.