Dünkü kaba davranışından dolayı Baran'ıma kırılmayasın, onu affeylesin. Bilesin ki bu öfkesi sana karşı değildir. Artık taşmak, yeri göğü titretmek ister.
Lakin yaralıdır. Bendini aşamaz."
Mamo'nun konuşması bitince Delal ağır ağır başını
kaldırdı. Ona kararlı gözlerle baktı.
"Sen," dedi, "bana yolu göstermişsin. Ben de kendi rızamla gelmişim buraya. Daha evvel de sana söylemi-șim. Oğluna yoldaş olurum, ama yâr olmam." Mamo önce şefkatle gülümsedi, sonra ak düşmüş sakallarını sıvazlayıp, "Bilesin ki kızım," dedi manalı bir sesle, "sevmek de öğrenilir. Lakin bir günde olmaz."
"Delal kızın," diye konuşmasını sürdürdü Mamo,
"yüreği hâlâ yaralıdır. Bu yara derinde, görünmezdir.Oğlumuzun da bacağı hâlâ yaralıdır. Ama onunki yüzeydedir, görünür. Lakin bir süre sonra ikisi de taşıdığı yaraların merhemini birbirinde bulacaktır. Oğlumuz onun ruhunu iyi edecektir, o da oğlumuzun bedenini…
Sakın bir daha böyle düşünmeyesin ve hiçbir şeyden korkmayasın Zeyno. Ayrıca bu söylediklerimi de unutmayasın, e mi?”