Kendihalinde

Kendihalinde
@Kendimcee
Neydi susunca mı kazanıyorduk, yoksa kayıplar ardında suskunluğu mu getiriyordu? Sessizliğin arkasına binbir kelime sıkıştırılmıştı; korkaklık , soğukluk ,yalan... Kimse sormadı çünkü öyle anlamak istediler suskunluğu . Susmak sessizlik veya korkaklık değildi . Bazen susmak öfkeydi, kırgınlıktı ,hayal kırıklığıydı çok gürültülüydü... Sessizlik sanıldı...
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bazen bir şeyleri anlatmak için çok kelimeye gerek yok… Sadece şunu söylemek yetiyor: 'Artık enerjim kötü yatırımlar için fazlasıyla pahalı.' Bu cümleyi ilk kez kalbim çok kırıldığında söyledim. Öyle biri gitmişti ki... Ben hâlâ onu anlamaya çalışıyordum. Ama o beni çoktan tüketmişti bile. En başta hep şöyle düşünüyordum: ‘Eğer daha çok sabredersem… belki düzelir. Belki daha çok seversem, kalır.’ Ama kalmadılar. Ne zaman içimi açsam, ne zaman gerçekten güvendiğimi hissettirsem… Eksilttiler beni. Ve en çok da şunu fark ettim: Sevilmeyi hak eden biri olmak yetmiyor, sevmeyi bilene denk gelmen gerekiyor. İşte o gün dedim ki kendi kendime: ‘Mizgin, artık birini düzeltmeye çalışma. Kendini eksiltme. Çünkü sen bir yatırım değilsin. Sen bir bütünsün. Ve enerjin, sadece hak edene gider artık.’ Şimdi biri geldiğinde, güzel konuşması yetmiyor. Güzel gözleri de yetmiyor. Sabırla, saygıyla, emekle gelen kalıyor. Diğerleri sadece birer geçiş. Ben artık gitmek isteyenin elini tutmuyorum. Çünkü kendime tutunuyorum.”
Kırıldım, Ama Dağılmadım
Mizgin, sessiz bir kafede cam kenarında oturuyordu. Karşısındaki adam konuşuyordu ama onun zihni artık çok daha sessiz bir yerdi. Sözler, daha önce duyduklarının yankısıydı. "Ben hazır değildim", "sen fazla iyiydin", "ben seni hak etmedim"… Hak etmedi belki gerçekten. Ama Mizgin de hak etmediği kadar yorulmuştu. Bir zamanlar sevgi demek; sabretmek, anlamak, düzeltmekti onun için. Yaralı adamları sevmeye çalıştı. Onları yormadı, yük olmadı. Hatta onlar için kendinden vazgeçti. Ama sonunda hep o yaralandı. Her defasında biraz daha sustu. Gözlerinin içi biraz daha az parladı. En sonunda, bir sabah aynaya bakarken kendine sessizce şöyle dedi: "Mizgin, artık kendini kurtar. Enerjin kötü yatırımlar için fazlasıyla pahalı." O günden sonra değişti her şey. Artık hiçbir erkek onun içinde ne eksik olduğunu düşünmesine neden olamazdı. Artık birini sevmeden önce, kendisine sadıktı. Ve şimdi yine biri karşısında bir sürü cümleyle savunmaya geçerken, Mizgin başını hafifçe eğdi ve tek bir şey söyledi: "Ben artık kendimi yarı yolda bırakmam." Kalktı ve gitti. Bu defa bir kalp kırılmadı. Çünkü onun kalbi artık kendisine emanetti.
Küçümseyen, kaybeder. Susan, büyür. Sessizliğim tokadın kadar serttir artık.
Bari kavuştun mu bekleyen kollara? Beni hazırladığın o hazin sonlara Hiç utanmadın mı? Bi' yüzünün rengi de mi solmaz? Beni düşürüp gittin o bozuk yollara