Mustafa konu

Mustafa konu
@Kentozani
Yol yorgunu,gece katili,bir sevda talanı sahibi, Ben bir kere durdurabildim zamanı Çocukluğumda Tükenmez bir kalem ile Saat çizmistim koluma...
Bir şey vardı aramızda Buz tutmuş ayaz vurmuş Bir yol, çok kısa yolculardan muzdarip Acısı katmerli Bir düşünce gün boyu Uykulara küs Ve bir iklim ayrı geçen Duble üşüyen Ki Boğazlı Kazakların bile Çaresiz kaldığı Isıtamadığı bir titremedir yokluğun Eksi bilmem kaç...
Şiir
Reklam
Bir damla suda saklıydı gözleri Bir yanık türküye bel bağlarken Siz onu hiç görmediniz! Uzak şehirlerdeki çocuklara ağlarken Uyandığında gözleri, Şehre mutluluk saçardı Bir çiçeğe denkti bakışları Umutsuzluğa açardı Yürüyünce zaman durur Saygıyla eğilirdi önünde Bi gülüşü yeterdi hüznü dağıtmaya Kâinat gülerdi ,o güldüğünde Şimdi nerde?bilmiyorum... Nasıl başladı nasıl bitti Ağaçlara,kuşlara anlatırken ben onu Çantasında yüreğimle beraber gitti...
Şiir
Sen... Bir buket çiçekte saklı yüreğin Ağlarken bile güzel kadın Şiirlere duyarsız Kitaplara kifayetsiz kalan İsmi cana gözleri şehre kıyan Sen... Ne varsa aldırmayan Kutsal Kasım sabahlarına hiçsel dürtü gözlerin Pencere önü reyhan kokusu Ödünç alınmış bir tebessüm Saçlarına dokunmuş bir rüzgar Kokusuyla soykırım yapan Sen... Aktörünü figüranlarla bir tutan Yüzün tarih kitaplarından eski Bakışların parçalı bulut Ben gecenin ucundan Sen şiirlerin ellerinden tut...
Şiir
Bu serseri ruh hali Bu azı çoğu yüreğe zarar sahipsiz geceler nerde olduğunu bilmeyen Sormaya çekinen kelimeler Bu günbatımı budala sonbahar Gittin gideli heryerde var Üstünkörü unutulmaya çalışılmış Yokluğun hariç herşeye alışılmış Yani sadece kabası alınmış Kalbin sadece durulanmış Ama hiç bir zaman akıllanmamış Hiç bir vakit gitmene razı olmamış Öylesine geçen günler Böylesini çok acıtmış Fikirler serin sularda Çokça ıslanmış Girilen her sohbet her muhabbet Cana zulüm yüreğe eziyet olmuş Sancısı saatlerce sürmüş Doktoru attaya gitmiş acılar Sürekli açılmış kurcalanmış Mütevazi bir hatıra defteri Bu yürek Yazlık serpil sineması Bilye arabam,misketlerim Birde dişime yapışan şekerler
Şiir
Sonra bir müddet yaralarımızı öptük Süzülürken cân, engereğin kollarından Dışarda iklim soğuktu giderken İçerde deli bir sonbahar Günler günler üstüne Takvimlere küs gecelerle ahbap Kırık cam parçaları yürek Ve Yaram ipini koparmış uçurtma sanki Yokluğun ne biliyormusun Bayram gelmiş Ama bayramlığın yok Eksiksin Öksüz Yetimsin...
Şiir
Reklam