"... Derslere değil, herkesin katılıp katkı yaptığı ve eşzamanlı olarak hem öğretmen hem de öğrenci olduğu tartışma çalışmalarına ve problem incelemelerine önem verilmelidir."
"... Gramsci, karşı tarafın, yanlış bir kültür kavramına sahip olduğunu, yanlış bir biçimde, kültürün "her şey hakkında biraz bilgi sahibi olmak" anlamına geldiğini düşündüğünü ileri sürdü; "Ben ise Sokratik bir kültür kavramına sahibim: Bana göre kültür; düşünülen şey her ne ise onun üzerine iyi düşünmek ve dolayısıyla yapılan şey her ne ise onu iyi yapmaktır."
Lesley Stahl: "Yarım milyon çocuğun [Irak'a karşı uygulanan yaptırımlar nedeniyle] öldüğünü duyduk. Demek istediğim bu sayı Hiroşima'da ölen çocuk sayısından daha fazla, peki ödenen bedel buna değer mi?"
Başkan Clinton'ın Dışişleri Bakanı Madaleine Albright: "Bence bu çok zor bir tercih, fakat bedeli ... bizce bedeli buna değer."
1996 Mayıs ayında [yayınlanan] 60 Dakika adlı Amerikan TV programı[ndan].
"... Bağdat'a girmememiz gerektiğine kesin olarak inanıyordum .... Irak'ı işgal etmek koalisyonumuza anında zarar verecek, tüm Arap dünyasını bize düşman edecek ve yenik zorba hükümdarı modern Arap dünyasının kahramanı yapacaktı ... bu, genç askerleri, yeri sağlamlaşmış olan bir diktatör için yapılan kısır bir kovalamaca içine sokmak ve onları kazanılması mümkün olmayan bir şehir gerilla savaşında mücadeleye mahkum etmek anlamına gelecekti ... Ayrıca, Soğuk Savaş sonrası dünyadaki saldırılarla başa çıkmak için ne yaptığımızı bilerek bir düzen oluşturmaya çalışıyorduk. Irak'a girip orayı işgal etmek, böylece Birleşmiş Milletler'in manda rejimini tek taraflı olarak genişletmek, saldırılar karşısında oluşturmayı umduğumuz uluslararası yanıtı yok edecekti. İşgal amacıyla çizilen güzergahta ilerleseydik, Birleşik Devletler muhtemelen amansız düşman topraklarında halen işgalci güç olabilirdi."
Baba Bush, Birleşik Devletler'in eski Başkanı,1998 yılında yayımladığı, 1991 yılındaki Körfez Savaşı'yla ilgili A World Transformed adlı kitabından
"... Birleşik Devletler Irak'ı işgal ettiği için uluslararası hukuka
dayalı bir destek elde edemediği gibi, Saddam'ı uluslararası
yargı yetkisine sahip ve halka açık bir mahkemeye
çıkarmaya cesaret de edememektedir. ABD'nin utanç verici
bir sürü sırrı vardır. Bu nedenle, ABD "sorgulamaya" devam
etmeyi, sonra da hızlı bir duruşma ayarlamayı ve hatta çok
daha hızlı bir infaz gerçekleştirmeyi tercih edecektir."