Keviri La Herşey Redle Başlar

Yazar Ayşe Kulin; "Türkiye'de en az kitap okunan şehir İzmir'dir"
1000Kitap
Reklam
Yunan Göç ve İltica Bakanı Kairidis itiraf ediyor: "Yunanlar, Makedonlar gibi yapay bir ulustur. Siyasi müdahaleyle oluştular." "İster beğenin ister beğenmeyin, hepimiz Osmanlı’nın çocuklarıyız." "Osmanlı'nın meşru halefi Türkiye'dir!" Peki ya "Ege Denizi" efsanesi? Bu isim mitolojik değil, 19. yüzyıl sonlarında kullanılmaya başlandı. Selçuklu ve Osmanlı döneminde burası "Adalar Denizi" olarak biliniyordu. İngiliz (1809) ve Fransız (1863) haritalarında da açıkça "Sea of Islands/Adalar Denizi" yazıyor. Türkler bu bölgeyi (Kıbrıs dahil) Cenevizlilerden ve Venediklilerden aldı. O zamana kadar Yunanlar burada azınlıktı ve köleydi. 19. yüzyılda Türklere karşı "Yunan masalları" üretilmeye başlandı. İşte bu yüzden Yunan diplomatlar Türk diplomatlarla asla bu konularda yüzleşemiyor.
Hayata Dair
Türkiye'de Kist Hidatik Ankara’da yapılan bir çalışmada, rastgele seçilen 2.921 kişinin 439 (%15,03)’u pozitif olarak tespit edilmiştir. Kocaeli’de yapılan bir çalışmada hastalık şüphesi olmayan ve rastgele seçilen 388 lise öğrencisinden alınan serum örneklerinde 61 (%18) kişide toksoplazmoz, 30 (%8,9) kişide ise kist hidatik seropozitif olarak bulunmuştur.
Alıntı
Türkiye'de Kist Hidatik Ankara’da yapılan bir çalışmada, rastgele seçilen 2.921 kişinin 439 (%15,03)’u pozitif olarak tespit edilmiştir. Kocaeli’de yapılan bir çalışmada hastalık şüphesi olmayan ve rastgele seçilen 388 lise öğrencisinden alınan serum örneklerinde 61 (%18) kişide toksoplazmoz, 30 (%8,9) kişide ise kist hidatik seropozitif olarak bulunmuştur.
Hayata Dair
Dr. Otto Warburg. Kanser hücrelerinin nasıl beslendiğini keşfettiği için Nobel Ödülü kazandı. Sonra kanser, diyabet ve obeziteyi önleme yöntemi keşfetti, ama bunu açıkladığında tıbbi sistem onu yok etti. İşte bilinmemesi gereken yedi gizli keşfi: 🧵 Warburg, kanserin ana sebebini belirlediği için 1931 yılında Tıp Nobel Ödülü'nü kazandı. Kanser hücrelerinin oksijene dayalı enerji üretimi (solunum) yerine, oksijen varken bile şekeri fermente etmeye dönüştüğünü kanıtladı. Bugün bu «Warburg Etkisi» olarak biliniyor. Keşfinin neden devrimci olduğunu açıklayayım: • Normal hücreler mitokondri içinde oksijen kullanarak enerji üretir. • Kanser hücreleri ise mitokondriden kaçar ve glikoz fermantasyonuna bel bağlar. • Böylece şekere bağımlı hale gelir. Şimdi, susturulmuş yedinci keşfine geçelim 1) Oksijen sağlığın temeli. Warburg, kanser, diyabet ve obezite gibi çoğu kronik hastalığın hücre solunumunda yetersizlikten başladığını vurguladı. Sorun temelde metabolik bir sorun. 2) Kanser şekerle beslenir. Warburg'un deneyleri, kanser hücrelerinin glikozdan mahrum bırakıldığında hayatta kalmakta zorlandığını gösterdi. Bu fikir, kanser tedavisinde yardımcı yöntem olarak düşük karbonhidratlı ve ketojenik diyetler üzerine on yıllar süren –çoğunlukla ihmal edilmiş– araştırmalara ilham verdi. 3) Çevresel zehirler hücreleri boğar. Warburg, duman, ağır metaller ve plastikler gibi endüstriyel kirleticilerin hücresel solunuma zarar verdiğini konusunda uyardı. Bu toksik yükün, oksijen metabolizmasını engelleyerek kanser için sessiz bir zemin hazırladığını gördü. 4) Kanser kendine özgü asidik ortamını yaratır. Warburg, kanser hücrelerinin şeker fermantasyonu sırasında laktik asit salgıladığını keşfetti. Bu asit, pH seviyesini düşürerek oksijeni daha da engeller ve düşük oksijenli, yüksek asidik
Alıntı
Reklam