"Bir defa da isimsiz mektup yazdım aşkıma. Tek cümlelik: "Hiçbir hayal seni kurmaya yetmiyor." Cevap da tek cümle geldi: "Yokluğunun gürültüsünden sağır olacağım."
"Serabın bir sonu vardır,
Ufkun, sıradağın sonu.
Uçarın, kaçarın bir sonu vardır
Senin sonun yok.
Mandaların, kavakların pazarı olur,
Senin pazarın olamaz.
Sensiz nar çatlamaz, bebek gııı demez. Beni böyle şair, divane etmez,
Kızımın çatal göğsü.
Senin yüzün suyu hürmetinedir
Buğdaylara, cevizlere yürüyen
Kara toprağın ak sütü ..."
"Kan şehrin her sokağına bulaştı, her taşına. Dönüp de kana bakmaya korkar oldu insanlar. Hemen yıkadılar kanlı taşları, izlerini silince acı da silinir sandılar.”