"Siz de biliyorsunuz ki; bilmek ayrı şey anlamak ayrı şeydir. Anlamak bilmekten daha yakıcıdır. Çok yakıcı. Ve bazı şeyler vardır ki yaşanmadan anlaşılmaz..."
"... karmakarışık, umutsuz, tehlikeli, her gün ölüme daha çok yaklaşan bir hayat yaşıyor. Yaşamını ölmek, öldürmek asılmak zindan, mahpusluk, esaret sürgünlük, kavga, fedakarlık, mücadele gibi kelimeler çevreliyor."
"Aşk ağır bir taş ya da ölü bir beden midir ki, sürekli olduğu yerde kalsın? Aşkın yaşayan bir şey olduğunu bilmiyor muydu ? Ona sahip çıkılmazsa, korunmazsa, sevilmezse, öleceğini bilmiyor muydu? Bir çiçek susuz, topraksız ve güneşsiz yaşayabilir mi?"
"Olmuşla bitmişin ardına düşme.” Kürt atasözü. Ama bu söz ona şimdi doğru gelmiyor. Nasıl ardına düşmez? Ya olan biten hayatını altüst etmişse, yüreğine kocaman yaralar açmışsa?"