Kendimin o kadar farkındayım ki,
Gülüp arkamdan konuşulduğunu bilsem bile aynı odada oturur, sohbet eder, gülümser, hatta yardım ederim.
Çünkü biliyorum ki, günün sonunda herkes kalbinin ekmeğini yer.
Hayatınızın bir döneminde iyi niyetinizi kaybediyorsunuz. İyi niyeti kaybetmekten kastım insanlara kötü davranmak değil, herkese her şeye iyi davranmamayı başarabilmek. Sınır çizmek ya da tehlikelere karşı kendinizi korumak için buna ihtiyacınız var. İyi niyet sınırsız bir kaynak değil. Dağıttıkça tükeniyor, suistimal edildikçe kirleniyor. Eninde sonunda öğreniyoruz, iyi niyeti herkese değil, hak edene göstermek gerekiyor..
Ben mi?
Ben hep gülen ama uyumadan önce bin kez düşünen kişiyim. Güçlü görünen ama bir sözle kalbi paramparça olan... Severse ruhunu verecek kadar seven, ama hayal kırıklığına uğrayınca susup çekip giden biriyim...
Ama... gerçekten beni tanıyan çok az kişi var.
Pembe Panter sendromu dediğim bu durumu hepimiz yaşıyoruz. Sana kötü davranmış ebeveynini, seni aldatmış eski eşini, arkandan işler çeviren arkadaşını aradan uzun zaman geçtiğinde özlemen çok normal... Çünkü onlarla yaşadığın kötü deneyimler gitgide soluklaştı ve az da olsa güzel hatıralar öne çıktı. İçinde bulunduğun zaman diliminde gidenin yerini dolduramamışsan içini bir umutsuzluk kaplar. Böylece eski anılara tutunursun.