"Allah bozmasın," değil "Allah mutluluklarını daim etsin."
"Allah kaza bela vermesin," değil "Allah sağlıcakla ulaştırsın."
"Allah sabır versin," değil "Allah afiyet ve kolaylık versin."
İnsanın kendine olan inançsızlığı; yürüyüşüne, konuşmalarına, davranışlarına yansır, diğer insanlar bizim kendimizde gördüğümüzü bizde görür, o yüzden kendine olan inancını hep diri tut.
Hayat inançsız olmak için çok kısa.
Sorun yokmuş gibi davranıyorum çünkü nasıl olduğum kimsenin umrunda değil, kafamın içi çok dolu, atlatamadığım büyük savaşlar veriyorum ve vücudum bu kadarını kaldıramayacak kadar yorgun..
Lafa gelince herkes, "Ben kendi kendime yetiyorum," der ama bu, duygusal olarak mümkün değildir. Hepimiz diğer insanların sevgisini arzularız. Bunda anormal bir durum yok, sadece aşırı olursa işte o zaman sıkıntı çıkıyor. İnsan böyle bir durumda kendi olmaktan çıkıyor, karşı tarafın arzuladığı "şey" e dönüşüyor. Ama ara sıra kendime şunu hatırlatmam gerek, bazen birilerinin bizi sevmesi çok güzelken bazen kötü olabilir. Ben kendi adıma, “İyi ki bu insanlar beni sevmiyor," dediğim zamanlar oluyor.
"Allah'a beni uğursuzluklardan koruması için dua etmiyorum.
Böyle durumlarda beni umutsuzluktan koruması için dua ediyorum.
Biliyorum Rabbim bir elimi bıraksa ötekini tutar."
Amin Maalouf