"Her şey başa döner; bütün hikâyeler biter ve yeniden başlar. Yapraklar dökülür ve yeniden filizlenir. Geceler durmadan dirilir. Kederler saadete, saadetler kedere gebedir. Her şey nihayet en sonundan en başa döner. Düşünen kimseler için mühim bir hakikattir bu."
Cihan Çetinkaya
Bazı insanlar safi kötü. Onları hoş görmek için kendimizi zorlamaya gerek yok diye düşünüyorum. Sürekli niyet okuyup, sürekli iyiye yormaya çalışmak da faydasız. Neden hep hoş görmeye çalışan ben olayım ki? İnsanlar da biraz kendini düzeltmeye çalışsın. Negatif enerjisinin, huysuzluğunun ya da sivri dilinin insanları rahatsız ettiğini fark etsin. Düzeltmek için adım atsın. Bu konuda bu tarz kişilere annem kadar anlayışlı olamıyorum. Olmak zorunda da değiliz gibi geliyor.
Anneme ne desem ne yazsam az kalır. Mutlaka bir şey demek gerekse,
Ona badem çiçeği derdim.
Onun gibi cesur, neşeli,
Bulunduğu yeri güzelleştiren,
Hem de baharı müjdeleyen,
Başka kim olabilir ki?
Şarkısı hep kulağımda olsun.
Kurabiye kokulu uykulardan,
Onun terlik sesiyle uyanayım...
Sarılmadan da sıcaklığını duyayım...
İlk oyuncağım, sonsuz kucağım,
Saçlarında binlerce yıldız saklayan annem;
O kadar şefkatlisin ki gözlerine baksam, Güneşi görürüm sanki.
Mutlu bakan her çocuğun
Dudağının kenarındaki kıvrımda,
Rüzgârda, ahenkle dans eden saçların tokasında,
Bayramlık ayakkabıların tıkırtısında
Saklıdır bütün anneler.
Bütün çocukların pencerelerinden
Anne kokusu taşsın dünyaya.
Badem çiçekleri,
Eksik olmasın bahçemizden.