Bize soğuk görünen ve mesafeli duran bazı insanları başkasıyla çok sıcak, çok yakın görebiliriz. Bazıları hissî yakınlığını ve içtenliğini yalnızca “seçtiği” kimselere gösterir.
“Unutuşun tekniği yoktur” der Umberto Eco. Bize acı veren bir şeyi unutmanın herhangi bir yöntemi, metodu, reçetesi yoktur. İnsan unutmak istediğini de yine hatırlayarak unutur, tâ ki bir gün hatırladığında artık acıtmadığını fark edene kadar.
“Kelimelerin yetmediği yerde artık resimler çizeceğim,duygularım susuyorsa müzik dinleyeceğim.Artık bir daha karanlıkta kendimi saklayacağım gölge aramaya gerek yok ..”
UÇURUM
İkili ilişkilerin “isteseydi yapardı” farkındalığı ayrı yoruyor insanı nokta yalanla dolanla süren her ilişki, yok olmaya mahkûmdur. İnsan böyle süreçlerde yorulmaktan bile yorulur. Bu saatten sonra yapmanız gereken, kendinize iyi davranmak ve gerçekleri kılçıksız masaya yatırmak. Artık daha fazla kimsenin yolunu gözlemeyi nokta ne yazık ki bunları yazmak hoşuma gitmiyor.
Bahanelere, keşkelere sarılmayı bırakmamız gerekiyor. Uçurumlardan düşmek, bazen yeniden ayağa kalkmamız içindir. En büyük felaketlerin bile bir nimetim var, doğru göz ile bakarsan nokta kendini değersiz hissettiğin yerde ne kadar misafir gibi davranabilirsin. Daha fazla nokta koymanız gereken yerde virgül koymayın. Kimseye mesela olmayın, palyaçoluk yapmaya gerek yok nokta kimsenin sizi istediği zaman yönetecek, istediği zaman yönetecek kadar irade vermeyin sonra kendinizi uçurumun kenarında bulursunuz ilişkilerinizde. Sonra niye böyle oldu etti demeyin, ilk fırsatta sizi itecek, demedi demeyin.
Olduğunuz yerde kimseye sesinizi duyuramadan kafanızda geçen karamsar düşünceler ile baş başa depresyon havasına girersiniz. Hep yaşanan olaylar tek tek aklına gelecek. Verilen uğraşlar, çabalar, emekler ve uğraşın çoğunun karşılığını dahi alamadığını anlayacaksın. Ortada ki olan biteni karşılaştırınca terazinin dengede olmadığını görüp derin bir iç çekeceksin.
Verdiğin değeri, kıymeti hiçe mi sayıyor, uğraşlarının ve çabalarını görmüyor mu, çok basit, sende yaşanmışlıklara acımayacaksın. Bir insan neden ve ne yüzden her şeye tamam, nasıl istersen, nasıl uygun görürsen, tabii affettim, olur mu öyle şey diyen insana saygı duysun. Bunlar alışkanlık haline gelir.
İnsanlar sinir çekerken sadece sinir koymuyor karşısındakine. Neyi ne kadar yapabilir diye de bir mesafe koyuyor. Affetmiş gibi, barışmış