"Ehl-i sülûk" demek, esasen bir mürebbi ve mürşide bağlanmış kimse demektir. Her bilginin bir öğreticisi olduğu gibi, ruh tezkiye ve tasfiyesi ilminin de bir öğreticisi olmaktan tabii bir şey olamaz. Nitekim Cenab-ı Peygamber Hz. Ali'ye: "Ya Ali Allah'a giden yollar, insanların nefesleri kadar çoktur; sen bunlardan, bir kamilin gölgesini ihtiyar eyle!" buyuruyor.
Bize ızdırabı zararlı kılan, onu verenden gafletimiz. Amma ne olur ne olmaz ona kendimiz talip olmayalım, verdiği takdirde eyvallahımız olur inşallah. Lakin "Sen ne verirsen ben kaldırırım" demeyelim. Zira beşeriz. Olur da beterin beteri gelir de kaldırması güç olur.