Davranışlarımıza başkalarının gösterdiği tepki bir aynaya benzetilebilir çünkü bizim göremediğimiz yönlerimizi gösterir bize. Başkalarının varlığını zorunlu kılan da budur zaten, bize, tek başımıza göremeyeceklerimizi, kişiliğimizin sınırlarının anlaşılması zor yönünü gösterirler.
Aşık olduğumuz insanlar güzellik sorunsalına dair farklı çözümler getirirken, bir yandan da aşk estetiğimizi, üstelik suratlarının haritası kadar özgün ve özel kılacak biçimde yeniden biçimlendirmeyi başarabiliyor.
Aşk ile âşıkane politika aynı toz pembe havada başladığı gibi, ikisinin sonu da aynı derecede kanlı olabilir. Zorbalıkla son bulan aşklara, ulusun gerçek çıkarlarını yürekten düşündüklerine dair sarsılmaz inançlarını bu inanca ters düşen herkesi öldürerek haklı çıkan hükümdarlara aşina değil miyiz?