Sen nasılsan ve nasıl idiysen, sana bağlandığım sürece, darkafalılığın durmadan çekiç gibi başıma vurdu. Sana yardım ederken, bana ettiklerini bin kez unutmuştum ve bin kez bana kendi hastalığımı anımsattın. Ta ki, gözlerimi açıp senin suratına bakıncaya dek. Önce sana karşı küçümseme ve kin duygusunun içimde kabardığını duyumsadım. Ama yavaş yavaş hastalığını kavrayışımı küçümsememeyi ve kinime karşı etkili biçimde kullanmayı öğrendim.