- Ancak gelin görün ki, önemsiz insanların felsefe yapmasından kimseye zarar gelmez. Bu art niyetli gülüşünüzün sebebi nedir, sevgili dostum? Bu hayattan memnun kalmayan önemsiz insanlar felsefe de mi yapmasınlar? Akıllı, eğitimli, onurlu, özgürlüğüne düşkün, Tanrı'nın benzerliğinde yaratılan bir insanın doktor olarak pis, aptal bir kasabaya gidip şişelerin, sülüklerin, hardal yakılarının arasında bütün hayatını geçirmekten başka şansı yoktur. Bunların hepsi şarlatanlık, dar görüşlülük, adilik! Aman Tanrım!
- Lanet olası hayat! En acı ve kırıcı olan şey, bu hayatın acılara karşılık olarak mükâfatla sona ermemesi. Operadaki gibi zaferle değil, ölümle son bulacak olması. Köylüler gelip ölüyü kollarından ve bacaklarından tutup bodrum katına atacaklar. Brrr! Neyse... Öteki dünyada güzel vakit geçiririz biz de.
Bir daha belki de ölene kadar pantolonunu, yeleğini, çizmelerini giymek zorunda kalmayacaktı. Bütün bunlar ilk defa ona garip, hatta anlaşılmaz gelmişti. Anderey Yefimıç artık ev sahibesi Belova'nın evi ile Altıncı Koğuş arasında hiç bir farkın olmadığına, bu dünyadaki her şeyin saçma ve boş olduğuna emindi.