"Bu nedenle özelikle de şudur: İnsan(kim olursa olsun) her zaman, her yerde, mantığının ve çıkarının ona emrettiğini gibi değil, canının istediği gibi hareket etmeyi sever. "
"Fark ettiniz mi acaba, en zarif kan dökücülerin hemen hepsi en uygar beyefendilerdir. Bütün o Atilla'ların, Stenka Razin'lerin yanında onların adı edilmiyorsa, bu, özellikle, onlara fazlasıyla rastlanılmasından, çağımızda fazlasıyla olağan olmalarından ve çok sık görünmelerindendir. Uygarlık insanı daha çok kan dökücü yapmadıysa bile, en azından, eskiden olduğundan daha iğrenç, daha kötü bir kan dökücü yapmıştır. Eskiden kan dökmede bir adalet arayışı vardı ve insanlar öldürmeleri gerekenleri vicdan rahatlığıyla yok ederlerdi. Günümüzde ise, kan dökmeyi iğrenç kabul etsek de, bu iğrençliği eskiden olduğundan daha çok yapıyoruz. Bu ikisinin hangisi daha kötüdür?... "
Ah, hiçbir şey yapmamam tembelliğimden olsaydı keşke. Tanrım! Kendime ne büyük bir saygı olurdu o zaman. Tembellik de olsa, kuşku duymadığım belirli bir özelliğim olduğu için ne çok saygı duyardım kendime! Soru:"Nasıl biridir? " Cevap:"Tembel!". Evet, insanın kendi için böyle dediklerini duyması hiç de hoş bir şey değildir. Ama, demek belirli bir özelliğim var, demek benim için söylenebilecek bir şey var. "Tembel!"
Ben yalnızca huysuz olmayı değil, hiçbir şey olmayı da beceremedim. Ne huysuz, ters biri olabildim, ne iyi, ne aşağılık, ne dürüst, ne kahraman, ne de bir böcek... Şimdi köşeme çekildim, hiçbir şey olmayı başaramamış, yalnızca aptal olabilmiş akıllı biri (hiçbir şeye yaramayan) olduğum için öfkeli bir teselliyle kendimi avutuyorum.
...Tek kelimeyle "Harikaydı". Bilim-kurgu kategorisinde gerçekten bu adamdan beklentiyi en yükseğe çekmek gerek. Bir çok kategoriyle birlikte (felsefe, Gizem, vs. ) konuyu öyle harmanlayıp anlatıyor ki son 300 sayfayı bir kaç saat içinde bitirmenize neden oluyor. Belirli bir eşiği geçene kadar sizi sıkabilir ama inanın dayanırsanız pişman olmayacaksınız. Hele ki bilim-kurgu seviyorsanız okumanızı öneririm. Herkese keyifli okumalar dilerim.