Gece olmadan önce herkes yarın kalkıp normal hayatını sürdüreceğini düşünüyordu. Hatta bazıları bundan şikayetçi oluyorlardı. Yatmadan önce kim bilir kaç kişi çoçuğuna “İyi geceler.” diyerek onları ömürlerindeki son uykuya çok uzun sürecek bir uykuya yatırdı. İnsanlar mutlu, huzurlu bir şekilde uykularındalardı. Ama o da ne bir gürültü kopuyor, bağırış sesleri geliyor ve PAT! Kendinizi karanlığın, boşluğun içinde buluyorsunuz. Sığınacağınız tek kişi Allah (c.c)’dır. Bu durumda herkes aklını başına alsın vakit bir olma ve Allah (c.c)’ya tövbe, ibadet ve şuanki evinizi, ailenizi ve daha nice nimetleri verdiği için şükretmelisiniz. Ha. Bu konuyu “fay hattı” diye kestirip atanlar! Sizin gözünüzün önünde kocaman bir perde var…
Çoğuları bir ağacın yaprağını koparırsa hiç bir şey olmayacağını düşünüyorlar. Ama bu durum o “canlı olan ağaç” için farklı. Yapraklar ağaçların nefes almasına yarar. Düşünün birisi sizin akciğerinizden sürekli küçük parçalar koparıyor… Bu durumda doğa size neden iyi davransın?
Özel ihtiyaçlar, diye düşünüyordum. Bu terimi sevmiyorum. Kulağa çok . . . çok . . . üstü kapalı geliyor. Özel ihtiyaçları olmayan insanlar bu terimi yeterince üstü kapalı bir şekle sokarlarsa kimsenin duygularını incitmezler diye düşünülüyor. Ama eğer bu terimi sizin için kullanılıyorsa sanki olduğunuzdan daha azıymışsınız gibi hissediyorsunuz. Bana olduğumdan daha azmışım, eksikmişim gibi hissettiriyor. Evet ben özelim. Ve evet, birtakım ihtiyaçlarım var. Ama beni bununla etiketlemeyin lütfen.