Sharon M. Draper

Sharon M. Draper

Yazar
9.1/10
617 Kişi
·
1.392
Okunma
·
23
Beğeni
·
1.864
Gösterim
Adı:
Sharon M. Draper
Unvan:
Yazar
Doğum:
Cleveland, Ohio, ABD, 21 Ağustos 1948
" ... Konuşmasını bitirmemişti . Sinirle broşürü çöp kovasına fırlatıp , " biliyor musunuz , " dedi . " Bence çok soguk ve duygusuzsunuz . Umarım hiçbir zaman engelli bir çocuğunuz olmaz . Muhtemelen onu çöpünüzle birlikte kapı önüne koyarsınız ! "
Bayan Lovalace şarkının sonunda durdu,"Müzik çok güçlüdür genç arkadaşlar,"dedi."Bizi anılarımıza götürür.Ruh halimizi etkiler ve karsilastigimiz problemlere karşı alacagimiz tavrı belirler."
" Ve dahası " diye devam etti , " Bence yanılıyorsunuz ! Duvarınızdaki gösterişli diplomalarınıza rağmen Melody , sizinkinden daha ileri bir zekaya sahip ! "
Ve müzik. Şarkılar adeta bana akıp bende kaldı. Ninniler uyku vaktinin yumuşak kokusuyla karışıp benimle uyudu.
264 syf.
Yılın ilk incelemesi diyelim o zaman.. ((:

Çok güzel bir kitaptı, gerçekten çok güzeldi. Uzun zaman sonra beni bu denli etkileyen bir kitap okudum diyebilirim.

Başta şunu söylemek istiyorum: Beyin fonksiyonları tamamen gelişememiş bu yüzden dolayı bizim bir konuşamayan, yürüyemeyen ya da diğer işlevleri bizim gibi yerine getiremeyen insanlara asla ama asla "özürlü" demeyin..


Kitap doğduğu zamandan beri beyin fonksiyonları işlev göremeyen 11 yaşındaki Melody'in azmini, mücadelesini ve bu zor şartlar altında vazgeçmeyişini anlatıyor. Ve tabii ... 🤐 Spoiler vermeyeceğim..

Kitap okurken şunu düşündüm: Bir insan gerçekten bir şey yapmak istiyorsa ve onun için mücadele ediyorsa öyle de böyle mutlu sana ulaşır..

Böyle şeyler son zamanlarda karşıma çok çıkmaya başladı. Bilmiyorum artık üniversite sınavına hazırlanmaya başladım ondan kaynaklı mı yoksa sürekli bir şeyleri kaybettiğimi düşünüp de son zamanlarda mücadelelerimin sonuçların güzel olmasından dolayı mı sürekli böyle şeyler karşıma çıkıyor ve bana "Yoluna devam et, asla vazgeçme!.." diyor.


Eğer gerçekten bir mücadeleniz varsa kim olursanız olun, ne olursanız olun, ne sorunlar yaşarmış olursanız olun kazanacağınızdan emin olur ve vazgeçmezseniz sonunda mutlu sona ulaşırsınız..

Bu kitaptan sonra buna olan inancım çok çok çok arttı.

Biz kendimizin farkında değiliz. Kimlerin nelere yeteneği var bilmiyoruz. Önce kendimizi tanıyalım, sonra ya yapabileceğimize inanalım.. ((:



Tabii kitabın güzel yanları olduğu kadar da sinir eden yönleri de vardı. Bunu söylemeden geçemeyeceğim : "dost kazığı"

Bu hayatta yaşadığımız bir şey. Herkesin başına gelmiştir, "başıma gelmedi." diyen beklesin mutlaka gelir.



Çok sinirimi bozdu o kadar masum, o kadar temiz kalbi olan, o kadar içten ve hasta bir kıza bu yapılıyorsa... Bilmiyorum ya gerçekten çok sinir oldum. Yapmayın abi ya, 'dost' olmayacaksanız çıkmayın karşımıza..


Kitaptan sonra benim için değer kazanan diğer şey ise; konuşmanın, kelimelerin anlamları.. Her an herkesle çok rahat şekilde konuşabiliriz, konuşmak bizim için sıradan bir şey. Ama Melody konuşamıyor ve en acısı annesine "SENİ SEVİYORUM" diyemiyor.


Düşünsenize birini çok seviyorsun, ona asla söyleyemiyorsunuz. Bunu sizin yerinize bir makine yapıyor..

Eğer empati kurabilen bir insansınız ve kitap okuyunca zaten hissedeceksiniz bu çok üzücü hatta yaralayıcı..

Kitap empati kurmasını çok güzel şekilde öğretiyor. Mutlaka okuyun tekrar söylüyorum: Mutlaka okuyun.. Gerçekten her insana bir şey katacağını eminim..
264 syf.
·Beğendi·8/10
Melody...Aslında bir çok çocuğun sesi olmuş bu kitapta.Farklılıkların kolayca engel diye tanımlandığı bir gezegende Melody gibi keşfedilmeyi bekleyen binlerce çocuğu gözden kolayca kaçırabiliyoruz.Bedensel farklılıklara engel diyoruz onların beyninde olup biten muhteşemlikleri bilmeden.Sahi kim belirliyordu şu engelli kriterlerini?"Şimdiye kadar tek kelime konuşmadım .Neredeyse on bir yaşındayım."diyor Melody ve bence yanılıyor.O konuşuyordu tek sorun onu anlamak isteyen kimse yoktu.
264 syf.
·3 günde·9/10
Merhaba!
Ben Melody.
Neredeyse on bir yaşındayım ve şimdiye kadar tek kelime konuşmadım...
Çünkü özel bir insanım ben...

Ve sevgili büyüklerim...
İnanın bu benim müziğim, sadece ritmimi hissedin...

Stephen Hawking’i tanıyor musunuz?
Hıh!
Ben onun çocuk versiyonuyum... Beni merak ettiniz mi şimdi? Anlatıcaklarım sizi üzmesin lütfen ben iç dünyamda kimse bana laf söylemediği sürece mutluyum....

Şöyle ki; annenize ve babanıza onları ne kadar çok sevdiğini hiç söylememiş olmanın nasıl üzücü olduğunu tahmin edebilir misiniz?
Hatta onlarla doğrudan konuşamadığınızı?
Evet doğrudan hiç bir zaman konuşamadım ben... Taa ki benim durumundakiler için üretilmiş yeni bilgisayarım Medi-Talker’ı bulana kadar. Onların gözünün içine bakıp bilgisayar sayesinde onları sevdiğimi söyledim... İnanılır gibi değil...

Biliyor musunuz? Halinize şükretmelisiniz...
Bazen düşünüyorum da keşke bende trip atacak kadar vücuduma hakim olabilsem...
Ya da arkadaşlarımı okulda defterlerine bir takım Notlar alırken görüyorum, ah! Ne muazzam, aynı şeyi yapmayı o kadar çok isterdim ki..!
Ama ben tekerlekli sandalyeye bağlıyım ve sadece parmak uçlarımı kullanabiliyorum...
Ah! Hayır hepinizin bildiği gibi bana acımanız isteyeceğim son şey olur!
Hem benim melek gibi bir annem, Süpermen gibi bir babam var! Onları çok seviyorum ve çok mutluyum.

Sevgili büyüklerim!
Size başımdan geçen bir yaramazlık anımı anlatmak istiyorum. Tabi ki her çocuk gibi bende biraz yaramazlık yapıyorum...
Öğretmenim bir keresinde beni ve arkadışımı sesli güldük diye “sus” işareti yaparak uyardı, bu çook güzel bir duyguydu inanın ki kendimi diğer çocuklar gibi hissettim...

Medi-Talker bilgisayar benim hep elim ayağım, konuşamadığım ağzım dilim oldu. Ne iyi yapmışlar böyle bilgisayarlar icat etmekle. İlk Medi-Talkerla tanıştığımda hissettiğimi size nasıl anlatsam acaba?
Mmmmm...
Kapınızın önünde son model kırmızı bir Mercedes hayal edin ve artık işe o arabayla daha konforlu ve en önemlisi daha havalı olarak gittiğinizi düşünün ..
Hayal ettiniz mi?
Hıh!
İşte tekerlekli sandalyeme yerleştirilen bilgisayarla sizin hissettiğiniz o duygunun kat kat fazlasını hissettim. Tam bir Stephen Hawking’dim, çok havalı...

Eğer kitabımı okursanız ne kadar zeki bir kız olduğumu ve bilgi yarışması maceralarımı okuyacaksınız... Şimdilik hoşçakalın...
264 syf.
·2 günde·10/10
Beyin felci geçirmiş, hiçbir fiziksel aktivite yapamayacak olan bi kızın hikayesi. Kitabı okurken çokca hüzünlendim. Hayatımızda onca şey olduğunu zannediyoruz. Birçok sorun... bazen kendi kendimize yaratıyoruz. Ama gerçek sorunları olanlar var. GERÇEK.
Okurken kendimi suçlu hissettim. Engeli olan birçok insan var ve onların hayatlarını kolaylaştırmak yerine önlerine engel koymaya devam ediyoruz. Hiçbir şey yapmadan, öylece...
Fiziksel engeli olmasına rağmen aklı zehir gibi çalışan bi insan. Söylemek istediği çok şey var. Her şeyi görüp duyup anlayabiliyor. Ama hiçbir şey söyleyemiyor. Tek bir kelime bile. Nasıl bir kafesin içinde sıkışıp kaldığını düşünün. Bütün bunları yenmek için neler yaptığını nasıl bi yaşam mücadelesi verdiğini okuyoruz. Farkındalık yaratabilecek başarılı bi kitaptı benim için.
264 syf.
·Beğendi·10/10
En sevdiğim kitaplar arasına girmiş bir kitap.Günlerce bu kitap hakkında düşündüm, durdum.Gerçekten şöyle bir düşünün beyin felçi geçirdiğinizi ve bir asla konuşamayacağınızı ,fiziksel aktivitelere katılamayacağını,dans edemeyeceğinizi, hep her zaman her bir dakika bunları ve daha fazlasını yapamayacağınızı düşünün bir...Hayat ne kadar sıkıcı olurdu. Kusurlarınızın ÇOK BÜYÜK olduğunuzu düşünüyorsanız bence bu düşünceden hemen vazgeçin çünkü daha kötü durumda olanlar var. Sağlığı yerinde olmayan herkese baş sağlığı dilerim...
264 syf.
·10/10
Uzun süredir bu denli etkilendiğim bir kitap okumamıştım.
Ah, Melody! Sesini bu kitabı okuyan herkese duyurdun.
Melody; 11 yaşında, konuşamıyor, yürüyemiyor ve yazamıyor. İnanılmaz zeki bir kız ve duyduğu her bir kelimeyi hafızasına kaydediyor. Dinlediği her müziğin rengini ve kokusunu hissedebiliyor. Melody, yaşıtları gibi arkadaşlarıyla sohbet etmek, düşüncelerini paylaşmak istiyor. Ailesi ona bir makine alıyor ve bu sayede Melody duygularını ve düşüncelerini ifade edebiliyor. Ama ne denli anlaşılabiliyor?
Farkındalık kazandıran mükemmel bir kitap okumak istiyorsanız bu kitapla başlayabilirsiniz.
Engeller vücudumuzda değil kalbimizdedir!
Okuyun, okutun.
264 syf.
·9/10
"İçimdeki Müzik" gerçekten insana ilham veren türden bir kitap. İnsanlar hayatları boyunca birçok engelle karşılaşır ve o engelleri aşmak için çabalar. Ama bazı insanlar -belki biraz kaba olacak ama- doğuştan bazı "engellere" sahiptirler.

Aslında bence insanlar "engelli" ya da "özürlü" -ne kadar gurur kırıcı ve kaba kelimeler- olmaz. Bunu bir engel ya da özür haline getiren biz normal insanlariz.

İnsanların doğasında vardır bu: KENDİNDEN "FARKLI" OLANI KABULLENEMEME.

~ ~~~~~~~~~~~Spoiler~~~~~~~~~~~~

11 yaşındaki Melody doğuştan birtakım "engellere" sahiptir. Melody konuşamaz, yürüyemez, yemek yiyemez hatta parmaklarını bile düzgün bir şekilde hareket ettiremez. Çoğu zaman ağzından salyalar akar ve yemeğini üstüne dökmeden yiyemez.
Ama Melody'nin diğerlerinden farklı bir zekası vardır. Fotografik zekaya sahip Melody'nin beyni gördüğü her şeyi kaydeder ve Melody buna asla engel olamaz. Okulun en zeki öğrencisi olmasına karşın uzun süre bunun farkına varan olmamıştır. Bir zaman sonra ona alınan bir çeşit özel bilgisayar sayesinde kendini daha iyi ifade eder ama tabiki bu da yeterli değildir. "NORMAL" arkadaşlarıyla birlikte bir yarışmaya katılır ve orda kendini kanıtlar. Tabi biz "NORMAL" insanlar yine kendimizden farklı olana farklı davranırız ve dışlarız.

Küçük Melody yaşadığı tüm zorluklara rağmen bize her zaman güçlü olmamız için inanılmaz dersler veriyor bu kitapta.

Kendimizden farklı olanlara normal davranmamız dileğiyle...;)

İyi okumalar
264 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
İnsanın içindeki vicdan, merhamet, sevgiyi ortaya çıkarıyor. Engelli bir kızın sadece vücudunun engelli olduğunu beyninin normal insanlardan daha üstün olduğunu kanıtlıyor. Gidip böyle biriyle arkadaş olmalıyım diye düşünüp durdum. Ders çıkarılması gereken bir hikaye..
264 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Niye bittin ki şimdi sen. çok kısa bir zamanda bir parçam oldu kitap... Normalde hicbir sey için uykumdan feragat etmem. Ama bir bölüm, bir bölüm daha diye diye, gözlerim kan çanağina dönene kadar okudum. Uyandığimda da ilk iş kitabi elime almak oldu. Ayrica bugün temizlik günüm ve zerre umrumda olmadan kitabı okumaya devam ettim. Özellikle kitabın anlatım diline bayıldım. Samimi ve güzel. 8. Bölümde inanmazsıniz belki ama hüngür hüngür ağladım. O kadar güzel bir ailenin hikayesi anlatılıyor, ki eski yeşilçamın aile filmleri gibi. Benim çevremde engelli bir birey yok ve o yüzdende bu konularda pek bilgi sahibi değilim. Melody bana bir farkindalik kapisi açtı. Ben kitabı çok sevdim. Keşke bitmeseydi...
264 syf.
Büyük bir hevesle okuduğum ve okumaktan keyif aldigim,zaman zaman gülümseten zaman zaman huzunlendiren bir hikaye. Küçük kahramanimizin ne kadar güçlü olduğunu gördükçe neleri başarabilecek kapasiteye sahip olduğumuzu fark ediyoruz. İnsanda empati yapabilmenin kapılarını aralayan bir yaşam öyküsü,başarı hikâyesi.Melody'i sevmemek elde değil, hatta yanaklarını sıkıp onu öyle sevmek geliyor insanın içinden tanıdıkça. Okunması kolay ve gerekli bir kitap kanimca. İyi okumalar.

Yazarın biyografisi

Adı:
Sharon M. Draper
Unvan:
Yazar
Doğum:
Cleveland, Ohio, ABD, 21 Ağustos 1948

Yazar istatistikleri

  • 23 okur beğendi.
  • 1.392 okur okudu.
  • 53 okur okuyor.
  • 690 okur okuyacak.
  • 14 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları