Kübra Kibar

Kübra Kibar
@Kibarkitaplik
Evlatlarına, eşine, bitkilere ve kitaplara aşık; kendi halinde bir okurum ben.
Mutluluk Algılarınızı Altüst Edecek Kitap: Brave New World
Puan vermedi·266 syf.··
2021 27. kitabı
Yazarın enfes zekasına hayran kalacağınız, 1932 yılında yazıldığına asla inanamayacağınız, çağımızı çok ilerisinde bir distopya. Hayatın, mutluluk için soma adlı uyuşturucu üzerine kurulduğu, başkenti Londra olan bir Kuluçka Şartlandırma Merkezinde insanların doğmayıp makinelerden üretildiği evet evet üretildiği, anne-baba kelimelerinin müstehcen kelimeler olduğu alternatif bir dünya düşünün. İşte kitabın kapağını açtığınızda o dünyaya dalıyorsunuz. Henry Ford'un müthiş T modelinden sonra dünya artık sandığımız dünya olmaktan çıkıyor. Bildiğimiz zaman algısı Ford'dan önce-Ford'dan sonra olarak değişiyor. Ve Ford tanrının tahtına oturuyor. KŞM'de üretilen bütün insanlar Alfa-Beta-Delta-Gama-Epsilon olan hiyerarşik gruplarda ve her grubun kendine has düşünceleriyle tek tip yetiştiriliyor. Ancak Ayrı Bölge denilen yerde hala insanlar Ford'dan Öncesinde olduğu gibi yaşıyorlar. Aslında mutluluk üzerine kurulu bir düzen kulağa hoş gelmiyor değil. Ancak tek tip mutluluğun insanı nasıl felakete sürüklediğini Aldous Huxley harika bir biçimde gözler önüne seriyor. Ve bu distopik başyapıt kitleleri ikiye bölmeyi başarıyor: 1984 mü, Cesur Yeni Dünya mı? Cevaplar sizde :)
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,3bin okunma
Kübra Kibar
Yoruma öyle çok katılıyorum ki... 1984 kitabı harika muazzam bir kitap ama Cesur Yeni Dünya kitabı ve 1984 kitabı iki farklı kuram üzerine yazılmış ve her ikisi de bahsettiği kuramı muntazam şekilde anlatmış. Henüz kitabı bitirmedim ama her sayfasına hayranlık duydum
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·77 syf.··
2021 2. kitabı
Uzun bir önsöz ile başlıyoruz. Önsöz en az içerik kadar belki de daha önemli bilgiler barındırıyor. Kitabın amacının anlaşılması için önsözü sabırla okumak gerekli. Yazar 19. yüzyılın Fransa’sında düşüncelerinin sonuçlarından veya alacağı tepkilerden çekindiği için kitabı isimsiz yayınlamış. İdam kararını ve daha önemlisi idamın gösteriye dönüşmesini sert bir dille eleştirmiş. Ölüm cezası yerine suçluların iyileştirilmesini savunan Viktor Hugo bir yaşamın sonlanmasının sadece Tanrı’ya mahsus olduğunu her insanın yaşama hakkının olduğunu anlatmış. Katılmıyorum çünkü tecavüz ettikten sonra öldürülen çocuklar aklıma geliyor. Bu katiller iyileştirilemez ve onların asla yaşama hakları yok. Eleştirisini haklı bulduğum yerler dönemin hukuk sistemi ve siyaseti. Öyle ki idam cezası yoğunluğundan kendisine sıra gelmesi için aylarca bekleyen mahkumlar olması şaşılacak şey. Adından anlaşılacağı üzere idam mahkumunun son günlerini kaleme aldığı sayfalardan oluşuyor kitap. Ben roman okurken etkilendiğim cümlenin altını çizerim, bu kitapta çizemedim çünkü her cümle içten, yürekten etkiledi. Mahkumun yaşadığı üzüntüyü, iç çatışmalarını, umutsuzluklarını anlatırken empati yaptığımda içimin daraldığını, ellerimin terlediğini hissettim. Duygu yoğunluğunu okuyucuya aktarmakta oldukça başarılı bir eser. Okudukça özgürlüğün, yaşamanın kıymetini anlıyorsunuz.
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024152,7bin okunma
Kübra Kibar
Bu Victor Hugo'nun özfünlüğü. Her kitabında okurunu çok etkileyecek bir şeyler var