Duyguları bastırmak kısa vadede işe yarar gibi görünür. Ama bastırılan her şey, daha sonra başka bir yerden kendini hatırlatır: beden, öfke ya da ani kopuşlarla.
Bazı duygular anlatılamaz çünkü önce anlaşılmaya ihtiyaç duyar. Anlaşılmadığını hisseden zihin, kendini korumak için susmayı seçer. Bu bir kaçış değil, geçici bir savunmadır.
İnsan yorulduğunu çoğu zaman fark etmez; çünkü zihin, bedenin verdiği sinyalleri susturmayı öğrenmiştir. Yorgunluk genelde tembellik değil, uzun süre görmezden gelinmiş ihtiyaçların sonucudur.