Sibel

Sibel
@Kibele99
Online YKS koçluğu için mesaj atabilirsiniz
Psikolojik danışman
MEB
9 Mayıs 1999
83 okur puanı
Aralık 2023 tarihinde katıldı
8/10
·280 syf.··
2026 8. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 13:52
Dorian’ın psikolojik olarak en belirgin yanı, benlik algısının çok kırılgan olması. Kendi değerini karakteriyle değil, güzelliği ve başkalarının ona bakışıyla ölçmeye başlıyor. Bu da onu dış onaya bağımlı hale getiriyor. Portre burada çok güçlü bir sembol. Bence portre, Dorian’ın bastırdığı vicdanı ve karanlık tarafı. Normalde insan yaptığı yanlışlarla yüzleşip suçluluk hisseder, değişir ya da pişman olur. Dorian ise bunun yerine o yükü portreye “aktararak” kendini kandırıyor. Yani psikolojik savunma mekanizması olarak inkâr ve bastırmayı uç noktada yaşıyor. Lord Henry’nin etkisi de önemli; Dorian’ın zaten var olan kırılgan yapısını manipüle ediyor. Ama tüm suçu ona atmak kolaycılık olur. Kitap aslında insanın kötülüğe dış etkilerle değil, içindeki boşlukla sürüklendiğini söylüyor. Kısaca benim yorumum şu: Dorian Gray, narsisizmin klasik bir örneği gibi görünse de altında derin bir kimlik boşluğu ve yüzleşme korkusu var. Trajedisi kötüleşmesi değil; ne zaman kötüleştiğini görüp bunu durduracak cesareti hiçbir zaman bulamaması. Portreye her baktığında aslında kendi parçalanmış benliğini görüyor.
1000Kitap
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201898,9bin okunma
9/10
·1025 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2025 14:21
Psikolojik Olarak Karamazov Kardeşler Roman aslında bir aile travması ve insan ruhunun bölünmüş parçaları hikâyesidir. • Dmitri, dürtüleriyle hareket eden id gibidir: öfke, tutku, haz, suçluluk… İçindeki iyiyle kötü sürekli savaşır. • İvan, tamamen akıl ve vicdan çatışması yaşayan “üst-ben” tarafıdır. Ahlak, Tanrı, özgürlük ve kötülüğün kökeniyle boğuşur. Düşünceleri onu psikozun eşiğine götürür. • Alyoşa, ailenin “sağlıklı benliği”dir: şefkat, bağlanma, iyilik ve umut. Travmanın içinden çıkışı temsil eder. • Smerdyakov ise bastırılmış, reddedilmiş ve değersiz hissettirilen gölge benliktir. Onun karanlık davranışları ailede yıllarca çözülememiş duygusal ihmalin ürünüdür. Babanın kaotik, sevgisiz ve istismarcı yapısı tüm kardeşlerde farklı psikolojik yaralar bırakmıştır. Roman boyunca herkes kendi içindeki kötülük–iyilik, suç–vicdan, özgürlük–sorumluluk çatışmalarıyla yüzleşir. Sonuç olarak, roman “katilin kim olduğu”ndan çok, insanın kendi içindeki karanlıkla nasıl baş edeceğini anlatır. Suç ve Cezadan sonra en sevdiklerim arasına girdi bu kitap. Daha önce neden okumadığımı sorgulattı
1000Kitap
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,2bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2025 10. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2025 16:22
“Sevebilmek”, sevmenin öğrenilen bir beceri olduğunu savunuyor. Yong Kang, gerçek sevginin sahiplenmek, bağımlı olmak ya da karşındakini değiştirmeye çalışmak değil, özgür bırakmak, anlamak ve olduğu gibi kabul etmek olduğunu vurguluyor. Kitap boyunca yazar, geçmiş travmaların, çocuklukta alınan sevgisizliklerin ya da fazla koruyuculuğun, yetişkinlikteki sevme biçimimizi nasıl etkilediğini anlatıyor. En önemli mesajı ise şu: “Sevgi, kendini tanıma ve dönüştürme cesaretiyle başlar.” Yani birini sevmek istiyorsan önce kendine dürüst olup, kendi boşluklarını doldurmayı öğrenmen gerekiyor. Yoksa ilişki, karşılıklı bağımlılık oyunu haline gelir. Yazar sık sık şunu soruyor okura: “Gerçekten seviyor musun, yoksa yalnız kalmaktan mı korkuyorsun?”
1000Kitap
SevebilmekYong Kang Chan · Sola Unitas · 019 okunma
Puan vermedi·318 syf.··
2025 9. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2025 10:43
Semerkant, sadece bir roman değil. Zamanı aşan bir düşüncenin, bir ruhun, bir direnişin hikâyesi. Ben bu kitabı okurken sanki Ömer Hayyam’ın zihnine konuk oldum; onun şiirlerinde, her dizede, bir yaşam felsefesiyle yüzleştim. Ölümü inkâr etmeyen ama onu hafifleten bir ironiyle, evrenin o sonsuz düzeni içinde küçücük bir kıvılcım gibi var olduğunu bilen bir adamın sözleri… Aşk bu romanda hem bir kadınla hem de bir fikirle yaşanıyor. Hayyam’ın Cihan’a duyduğu sevgi, sadece bedensel değil; onunla düşünsel, duygusal bir bağ kuruyor. Ama beni en çok etkileyen, aşkın oradaki kırılganlığı… Çünkü ne zaman bir şeyin sonsuz olmasını istesen, hayat onu sana geçici olarak verir. Tıpkı hayat gibi, aşk da geçici, ama o geçiciliğin içindeki derinlik, işte asıl büyü burada başlıyor. Ve ölüm… Kitabın her yerinde sessizce dolaşıyor. Bazen bir hükümdarın emrinde, bazen bir inancın fanatizmiyle, bazen bir geminin batışında… Ama Hayyam’ın gözünden bakınca ölüm, korkutucu olmaktan çok, anlam verici bir yere dönüşüyor. Ölüm varsa, zaman değerli; zaman değerliyse, bir şiir yazmak, bir kadeh içmek, bir sevdaya düşmek kutsal. Son sayfalara geldiğimde bir hüzün çöktü üzerime. Çünkü Semerkant’ta sadece bir şehrin, bir el yazmasının, bir aşkın değil; aynı zamanda insanlığın düşlerinin de nasıl yok olup gidebileceğini gördüm. Ama aynı zamanda o düşlerin bir kısmının, biz onları okuduğumuz sürece yaşayabileceğini de…
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,6bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2025 8. kitabı
·
60 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2025 11:12
Kitapta özellikle dikkat çeken şey şu: Bir çocuk başarısız olduğunda, genellikle parmak ilk ona yöneltiliyor. Ama yazar burada sistemin, ebeveyn tutumlarının ve öğretmen yaklaşımlarının da en az çocuk kadar “sorumlu” olduğunu ortaya koyuyor. Yani bu kitap, “çocuk tembel” gibi kolaycı bir etiket yerine, “Bu çocuğun neye ihtiyacı var? Ne eksik kaldı?” gibi sorular sormanı sağlıyor. En çarpıcı bölümlerden biri, sevgi ve kabul görmeyen çocukların öğrenmeye nasıl kapandığını, özgüveni zedelenmiş çocukların potansiyellerini neden ortaya koyamadığını anlattığı kısımlar. Ayrıca akademik başarının tek başına bir “başarı” ölçütü olmadığını da sık sık hatırlatıyor. Bireysel farklılıklara, öğrenme stillerine, aile içi iletişime ve çocukların iç dünyalarına eğilen bir bakış açısı sunuyor. Özellikle bir psikolojik danışman ya da eğitimci olarak okuduğunda, “Ben neyi farklı yapabilirim?” sorusunu sana doğal biçimde sorduruyor. Ve belki de bu soruyu sormak, zaten çocuğun başarısızlık döngüsünü kırmanın ilk adımı. Kısacası, kitap sana “çocuğu düzeltmeye değil, sistemi anlamaya ve iyileştirmeye” yönlendiren bir perspektif sunuyor. Bu yüzden de sadece çocukları değil, yetişkinleri de aynanın karşısına geçiren bir kitap diyebilirim.
Duygu ve Düşünce
Çocuklar Neden Başarısız Olur?John Holt · Koridor Yayıncılık · 2022220 okunma