Furkan Savaş

Furkan Savaş
In the end, I will stand tall. No matter how many difficulties there are.
Bireyselleşememek ve sonuçları
Etrafımdaki ailelere bakıyorum; nerede kuşak çatışması varsa, nerede aile içi nefret varsa hepsi aile üyelerininin bireyselleşememesinden kaynaklanıyor. Çoğu insan fakirlik yüzünden olduğunu savunuyor, o ikincil bir sebep olabilir ama görgü, kişilik sahibi olup zengin olmayan nice aile tanıyorum; demek ki o sav doğru değil. Kişiler kendini yetiştiremedikçe stabil ve kısır döngü içerisinde bir hayat sürdürmeye mahkum oluyorlar. Ülkemizdeki psikolojik sorunların ana kaynağı budur: Aile üyelerinin kendini yetiştirememesi/ yetiştirecek olanakları bulamaması.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Beklenti ve gerçekler
O beklediğimiz günler gelmeyecek, o yıllardır beklediğimiz insanla tanışamayacağız, o beklediğimiz arkadaş ortamına sahip olamayacağız. Bu beklentilere sahip olmamak insanı üzmüyor çünkü hayal kırıklığına uğramıyoruz; gerçeklik başla türlü işliyor. Ama bu gerçeğin farkına varmak hayatımızdaki heyecanı düşürüyor ve sürprizlere kapalı bir şekilde yaşamamıza neden oluyor.
Paylaşabilmenin kıymeti
İnsanın özünde paylaşma vardır kanımca ;duygularını, fikirlerini, dünya görüşünü özgürce, çekinmeden dile getirebilmeli bir insan. Bunların olmadığı yerde kişinin maddi ve manevi gücü ( sebat edebilme ) bile kişiyi iyi hissettirmeye yeterli olmaz. Kendimizi bir alışkanlıkla veya hobilerle oyalarız ve verimli zaman geçiriyorum diye yanılgıya düşeriz. Sahte dopamin sağlayıcılar bu yüzden çok rağbet görüyor bence, kişi hayatla ve insanlarla ilişkisini sağlıklı bir şekilde kuramadığında veya içine atıp kimseyle paylaşamadığında, sahte zevklerle zaman öldürmek tek seçenek oluyor. Bence bu paylaşabilme konusu toplumda çok büyük bir eksiklik ve yıllar boyu da devam edecek gibi hissediyorum.
Sürekli duygusal git-gel yaşayan, kendine bir şey katmayıp dolayısıyla çevresindekilere de bir şey katamayan bir insan sürüsü var. Silip geçiyorum bu insanları, ne kadar iyi kalpli olursa olsunlar. Kendine değer vermeyen değer görmez.
Dikkatsiz, niçin dikkat edeceğini anlamaz. Dikkatsizlik öncelikle tembelliktir, çabadan geri durma arzusudur. Ama tembellik de bedenin uyuşukluğu değil, kendi kudretini küçük gören bir zihnin giriştiği edimdir. -Jacques Ranciere
Sayfa 257·Kitabı okudu