Kitab Ana ve Baba

ikinci el kullanmak, dünyanın kaynaklarım daha fazla tüketmeden ihtiyac duyduğumuz seyleri satn almamız sağlar. Var olan bir sey işimizi görecekse neden ürün ve enerji harcayalim? Mobilya, çeşitli aletler, elektronik esyalar, giysi, kitap, oyuncak ve dahela nice sey için alışveriş merkezine gidene kadar ikinci el pazarına gidin. Indirim mağazaları, gazete ilanlanı ve eBay, Craiglist, Freecycle gibi web siteleri tamamen iyi durumda kullanılmış esyalar için define sandıgı gibidirler. Bir seyin ikinci (ya da üçüncü, dördüncü) sahibi olmaktan gurur duyun- bu, ihtiyaçlarınızı karşılamanın ekonomik olarak bilgece, çevre dostu bir yoludur.
Sayfa 56·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·108 syf.··
2025 10. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2025 15:57
Olan Biteni Kaçırma Keyfi. Artık lüks bir keyif olan bu his, etrafımızı cepecevre saran yeni uygulama, app ve araçlarla imkansiz hale getirilmeye çalışılıyor. Herkesin her an ne yaptığına hakim olmak, her an büyük bir olay olacakmış da bana ulasamazlarsa bu olay bastirilamayacakmis gibi hissetmemiz sonucu teknolojiye bağımlı hale geldik. Ve kabul edelim; en büyük bahanemiz bu : " ya önemli bisi olursa?" Halbuki özgürce yaşam ancak sınırlar olusturarak ulasabilecegimiz bir hayat. Oysa bize tam tersini kabul ettirdiler. Elimizdeki telefonlarla özgür sandık: " Sınırlar olmazsa mutluluk da olmaz. Kurallar olmazsa oyun da olmaz; çünkü sınırların olmadığı bir dünyada her zaman güçlü olanın sözü geçer " Uyanma vakti geldi de geciyor. Neslimiz, ömrümüz, zurriyetimiz elimizden kayıyor.
Olan Biteni Kaçırma KeyfiSvend Brinkmann · İletişim Yayınları · 2025724 okunma
8/10
·108 syf.··
28 saatte okudu
·
2025 10. kitabı
Svend Brinkmann
7.3/10 · 724 okunma
Toplum olarak, gecmiş bilgisinin ve kültůrel geleneklerin, bireyin kendini ilfade özgurlüğüne engel olmadığını anlamalıyız. Okullarımız ve eğitim sistemimiz gecmişin deneyimlerini yeniden insa etmekten ve coğaltmaktan korkmamalı. Toplumun köklerini anlamak gericilik değil, hayatin topluluklar icinde yaşandığını kabul etmenin önkoşullarından biridir. Gůnümüzde pek çok kişi umudu inovasyonda ve radikal değişimde ariyor, ancak bunlar tek başlarına bir değere dönüşürse hayatın bir biçimi veya sınırı kalmaz. Pratik bir biçimde inovatif düşünebilmek için, once yasadığımız yerin ve zamanın tarihsel bakış açısında nereye oturduğunu bilmeliyiz. Bunu, günümüzdeki her an değişime hazır esnek, yenilikçi, proaktif ve kendi kendini yoneten insan idealinin "olan biteni kaçırma" konusunda doğal bir isteksizlik yarattığını' söyleyerek ifade edebiliriz
Sayfa 102·Kitabı okudu
din adamı Norman Vincent Peale'in, şimdilerde yeniden anlam kazanmış olan, belki de tarihin en ünlü kişisel gelişim kitabı olan Olumlu Düşůnmenin Güců (1952) adli kitabına bir selamdır. Gezegenin en güçlü adamlarından Donald Trump'in dünyaya bakışı, Peale'e dayanır. Donald küçükken, ailesi Peale'in bağlı olduğu Manhattan'daki Marble Üniversite Kilisesi'ne devam etmiştir.14 Peale sonradan Trump'ın ilk nikahını kıymış ve eski ABD başkanı sık sık onun hakkında olumlu sözler sarf etmiştir ("Harika bir adamdı", "Onu sabahtan akşama kadar dinleyebilirdiniz.") Peale 1993'te doksan bes yaşında olduğü halde, Ögretisi yaşamaya devam ediyor. Bir kişisel gelişim öğretisi niteliği taşıyan, milyonlarca satan kitabı, onu okumayanların bile kendine bakışı üzerinde kalıcı etki bırakmış vaziyette. Kitabın bölümleri "Kendinize İnanın", "Kendi Mutluluğunuzu Nasıl Oluşturursunuz", "Enerjinizi Nasıl Daimi Kılarsınız" ve "Yeni Düşüncelerin lçinize Akışı Sizi Yeniden Inşa Edebilir" gibi başlıklar taşıyor. O vakitten beri sayısız kişisel gelişim kitabinda ve kursunda tekrarlanan temel fikir, olumlu ve iyimser düşünerek her şeyi başarabileceğimiz. Gerçeklere karşı tutumumuz, gerçeklerin kendisinden daha önemsiz; tutumumuzsa pozitif olmak zorunda. Bolümlerden birinin başlığı,"Yenilgiye Inanmam." Bu cümleyi benimseyen Trump belli ki kaybetmeyi aklndan bile geçirmiyordu. Orneğin 2016 başkanlık secimlerinde, Hillary Clinton'a yenildigi takdirde bu sonucu kabul etmeyi reddetmişti., Bu da demokratik sureç ve kurumlara karsı feci inançsızlığını -ve kimilerine göre korkunç özgüven seviyesini- yansıtıyordu.Tüm abartiları ve kendine karşı sarsılmaz inancıyla Trump, pozitif düşüncenin ve daha fazla iktidar, daha fazla para vedaha fazla şöhrete yönelik doyumsuz arzunun vücut bulmuş halidir. Ne var ki, onun
Sayfa 84·Kitabı okudu