Din adamı ve din hizmetleri konusunda örnek alınacak ki- şiler, peygamberler ve Peygamber Efendimiz olduğuna göre, din adına yapılacak hizmetin akla, ilme ve ahlâka uygun olmas1 kadar, Peygamber Efendimizin ortaya koyduğu usûl ve âdaba da uygun olması gerekir. Yani din adamı, din adına yaptığı hizmetten dolay1, Allah rızasından başka bir sey gözetmemek ve tamamcn , hasbi olmak zorundadır. Son çağlarda islâm dünyasının içine düştüğü sefaletin esas sebebi, Müslümanların kendi cehalet ve gafetleridir. Özellikle din adamı ads altında görev yapanların, bu görevin icabı olan ilmi ve ahlâki liyakate sahip olamayışlardır. Çünkü bir davâyı aziz edecek olanlar da, rezil edecek olanlar da onu temsil edenlerdir. Dini temsil etme hakkı ve yetkisi, sadece Peygamber ahlâkına sahip olan gerçek peygamber varislerinin- dir. Sadece ilmine varis olanların değil, ayn zamanda haline ve ahlākına sahip olanların. Her önüne gelenin din adına söz söylemeye, dini lidermis gibi Öne geçmeye hakkı olmamalıdiır. Halk dinin özüne inmez, dini temsil edeerin yapip ettiklerine bakar.
"İnsanı ve eğitimi göz ardı eden hiçbir hareketin uzun süre yaşama jansı olamaz. İnsanlarda hizmet aşkı ve ideali olmayınca, iktidar menfat çatışmasına dönüşür. O da ortaklann veya gruplann par- çalanıp dağılmasına sebep olur."
"Yahu, simdi namaza duracağız. Kalbinizdeki parayı çıkarın, cebiniz eoyun. Allah sevgisini de kalbinize koyun, öylece huzura duralim! Paranin yeri ceptir, sevginin yeri de kalptir'"
Başarı icin bilgi yetmez iman da gerekir. Ancak iman başka, inat başka şeydir", dedi ve devam etti "inat bakımından sen de bana benziyorsun. Zaten biz Türkler hep böyleyiz. Inadimizdan vazgeçmeyiz. Kendi bildigimiz yoldan gideriz Başımıza taş düşmedikçe, aklımız başımiza gelmez. Üniversitede kalman için yaplan teklifi kabul etmeliydin. Sen beni anlamıyorsun, ama ben seni çok iyi anlıyorum. Ne hayaller kurduğunu tahmir edebiliyorum : Simdi sen diyorsun ki, memlekete dönünce,bildiğim doğruları söyleyeceğim. Hakikatleri anlatacağım, halkımi aydinlatacağım. Öyle bir kamuoyu meydana getireceğim ki, kısa zamanda sivil halktan, öğretmenlerden, siyasetçilerden ve din adamlarından pek çok insanı yanımda bulacağım... Şunu iyi bil ki, insanlar doğruların yanında yer almazlar. Hak ve hakikatin peşinden kosmazlar: Onlar her zaman çikarlarının peşinden koşarlar. Eğer senin savunduğun doğrular, onlara bir fayda sağlayacaksa, o zaman senin yanında yer alırlar, ya da öyle görünürler. Yok eğer sağlamayacaksa senin doğruların, onların umurlarında bile olmaz. Senin hak ve hakikat aşkıyla dile getirdiğin doğrular, hele onların çikarlarına ters düşerse, hepsi birden sana düşman kesilirler. Bir anda hepsi birden seni yok etmeye, çiğ çiğ yemeye çalışırlar. Bu saydığım zümreler içinde, seni en çok din adamlarına güveniyorsun,Oyle değil mi?, o heriflerle hiçbir şey yapamazsin."