Gulshan21

Gerçek olan doğanın nankörlüğüdür. Doğa daha önce de söylediğimiz gibi ileriye dönüktür. Doğa canlıları gelenler ve gidenler olarak ikiye ayırır. Gidenlerin yüzü karanlığa, gelenlerin yüzü aydınlığa dönüktür. Bu yüzden yaşlılar açısından ölümcül, gençler açısından kendi iradelerine dayanmayan bir ayrılık vardır. Önce fark edilmeyen bu ayrılık, dalların gövdeden uzaklaşması gibi yavaşça gerçekleşir. Dallar gövdeden tamamen ayrılmasalar da ondan uzaklaşırlar. Bu onların suçu değildir. Gençlik neşeye, şenliklere, aydınlıklara, aşklara uzanır. Yaslılık ise sona doğru ilerler. Birbirlerini gözden kaybetmeseler de artık birbirlerine sarılamazlar. Gençler yaşamın, yaşlılar mezarın soğuğunu hissederler.
Sayfa 801·Kitabı okudu
Reklam
Mutlu olmak korkunç bir şey! İnsan halinden nasıl da memnundur! Bunun kendisi için yeterli olduğuna nasıl da inanır! Yaşamın yanlış hedefi olan mutluluğa yönelirken, gerçek hedef olan sorumluluk nasıl da unutulur.
Sayfa 799·Kitabı okudu
Ölülerin izi sürülmez. Huzur içinde çürümeye terk edilirler. Ölmek affedilmekle aynı şey
Sayfa 767·Kitabı okudu
Putun ya da paranın önünde diz çökmek yürüyen kasları, ilerleyen iradeyi köreltir. Ruhban ya da tüccar takımının hiyerarşisi bir halkın parlaklığını soldurur, seviyesini düşürerek ufkunu daraltır ve evrensel hedefin hem ilahi hem insani zekasını ondan geri alarak onun sömürgeci bir ulusa dönüşmesine yol açar. Babil'in ideali yoktu, Kartaca'nin ideali yoktu. Atina ve Roma'nın idealleri vardı ve bu ikisi yuzyılların karanlık yoğunlugu içinde bile uygarlığın halelerini muhafaza etmişlerdir.
Sayfa 593·Kitabı okudu
İdeal nasıl ki mantığın doruk noktasıdır, güzel de gerçeğin zirvesidir. Sanatçı halklar aklı başında halklardır. Güzelliği sevmek ışığı görmektir. Bu yüzden Avrupa'nın meşalesi, yani uygarlık eski Yunan'dan İtalya'ya geçip Fransa'ya gelmiştir. Kutsal aydınlatıcı halklar! Bir halkın şiirinin o halkən ilerlemesinin bir unsuru olması harika bir şeydir. Uygarlığın niceliği hayalgücünün enginliğiyle ölçülür. Yalnızca uygarlaştırıcı bir halk, sözü geçen bir halk olarak kalabilir.
Sayfa 591·Kitabı okudu
Reklam